Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 38
Merhaba... Umarım Amiga sahibi müzisyenler artık yavaş yavaş midinin sırlarını keşfetmeye başlamış, 16 bitlik enstrümanların, touch sensibility'nin keyfini almıştır. Bu sırada dergiye telefon açarak soru soran arkadaşlar olmuş fakat ben bu arkadaşlara yardımcı olamadım. İşlerin yoğunluğu ne yazık ki bu tip karşılıklı konuşmaya izin vermeyecek kadar yoğun. Bu nedenle sorunlarınızı dergiye yazacağınız mektuplarla cevaplamak durumundayım. Üstelik sizin sorunuzun cevabı diğer okuyucuların da sorunlarına yardımcı olabilir. Kışı iyiden iyiye hissetmeye başladığımız bu ev günlerinde yazıya geçen ay kaldığımız yerden devam MIDI ENSTRÜMANLARI İlk olarak herhangi bir midi enstrümanına sahip olmalıyız. Midi enstrümanından kasıt, daha önce açıklamış olduğum Sound Bank'dan başka bir şey değildir. Enstrümanlar çok geniş bir yelpazeden zevkinize ve bütçenize göre sunulmaktadır ama benim de size bir takım tavsiyelerim olacak. Sampler'lı midi keyboard'lar pahalı olmalarına rağmen gerçekten gerekli cihazlardır. Bu cihazlar bütün elektronik sesleri ve gerçek enstrüman (saksafon, keman v.b.) seslerini tatminkar bir şekilde verir. Sentetik seslerle gerçek seslerin kombine kullanımı bestelere yeni kapılar açar ve sonsuz ses yaratma imkanı sağlar. Gerçekten ucuz sayılabilecek Ensonic Mirage, size bu imkanları sağlar. Doğal olarak yüksek teknoloji ürünü olan Emulator III veya Kurzweil 250 gibi modeller ise daha pahalı, ama çok daha iyi sonuçlar. Aynı zamanda sound modüllere de gereksinim duyacaksınız. Herhangi bir sound module, keyboard'a sahip değildir ve midi enstrümanları ile kombine kullanılarak ses seçeneği ve kapasitesi olarak genişlemenizi sağlar. Sound banklar rack sistemdir ve sisteminize birim olarak istediğiniz kadar eklenebilir. Müzik marketler size gerçekten iyi sonuç veren pek çok seçenek sunmaktadır. Bundan üç-dört yıl öncesine kadar pek az sound modul multitimbral özelliğine sahipken bugün artık hemen hemen her modul bu özelliği içeriyor. Multitimbral özelliği aynı anda her kanalın ses verebilme kabiliyetidir. D-20 veya EPS modelleri altı ses multitimbral olup aynı anda altı sesi kanallara gönderebilir. 16 ses multitimbral Proteus modülü ise aynı anda 16 sesi kanallara verebilmektedir. Tüm bunlarla beraber gitaristler de midi markette. Geçtiğimiz yıllarda marketlere sürülen Gitar to Midi cihazları gitarın ürettiği analog sesi, digital'e çevirerek hem gitarın alışılmış sesine yeni boyutlar katmış, hem de gitaristi direk bilgisayar ile iletişimini sağlamıştır. Bu modeller; Roland'dan GR-70, GR700 ve GR Gitar Serisi, Syntax ve JacksonCharvel GTM-6'dir. Bu seçenekler Yamaha G-10, Passac Sentient Six, Beetle MIDI Guitar, Zeta Mirror 6, K-Muse Photon Guitar ve Valley Arts MB4 MIDI Bass (evet basçılar içinde model söz konusu) ile genişlemiştir. Gitaristler ile birlikte unutulmayan diğer eleman ise vokalistlerdir. Fairlight Voice Tracker ve IVL Pitch Rider gibi modeller, vokalistin çıkamadığı tonlara çıkabilmesini, sesini değiştirebilmesini ve detonelikten uzaklaşabilmesine yarar. Nefesli enstrümanlar kullanan müzisyenler ise çok değerli bir avantaja sahiptirler. Bu avantaj Wind Controller ya da Breath Controller dediğimiz özellik, müzisyenin touch sensibility olgusunu nefesi ile kontrol etmesini sağlayan teknolojidir. Yamaha'nın WX7, Akai'nin EWI 1000 (trompetçilerin kullanımı için ise EVI 1000), Artisyn'nın SX01 ve Music Industries Corp.'dan Sting son derece güvenilir cihazlardır. Aynı zamanda midili bir Drum Machine'e de ihtiyacınız var. Drum
Machine'ler sizin tüm davul ihtiyaçlarınızı karşılayacaktır. Hemen hemen tüm sound modüllerde davul sesleri seti olmasına rağmen midili bir davul makinası size ses kanallarından en azından 5 tanesini serbest bırakmakla kalmayacak, işi üstadına da devredecektir. Unutulmaması gereken en önemli konu alacağınız her cihazın mümkün olduğu kadar midi uyumlu olmasıdır. Tüm cihazların problemsiz olarak 16 kanal polifonik özellikte olması gerekir. En azından ideali budur. MIDI SEQUENCER Midi stüdyolar ile multitrack tape recorder stüdyolar yani analog stüdyolar mantalite açısından büyük benzerlikler gösterirler. İyi bir midi sequencer, analog stüdyoların yapabildiği tüm işleri yapar. Üç tip midi stüdyo vardır. Bunlar: 1-Add-on 2- Built-in 3- Stand-alone'dur. Şimdi her tipi teker teker inceleyelim. 1 ADD-ON: Piyasada bulunabilen ve herkesin çeşitli amaçlar için alıp kullandığı bilgisayarların sequencer görevi aldığı yöntem add-on'dur. Görünüşte sonsuz kanal özelliklerine sahip olan midi sequencer yazılımları kullanılır (Bu cümledeki görünüşte kelimesi kullanıcıyı aldattığı anlamında değil, zahiri anlamda kullanılmıştır). Yazılımcılar pek çok sayıda midi sequencer programlarını piyasaya çıkarmışlardır. Üstelik bu yazılımlar gerçekten yeterli özelliklere sahiptirler. Eğer bir Amiga'nız, Apple'ınız, Atariniz, ya da IBM uyumlu bilgisayarınız var ise sizin de bir sequencer'ınız var demektir. Bununla beraber Atari ST ve Yamaha C-1 dışındaki bilgisayarlar için midi hardware interface gerekmektedir. Bu midi interface'lerin fiyatları da en fazla $200 civarındadır. Şimdi Amiga'yı sona bırakmak koşulu ile diğer bilgisayarlara ve onların programlarına bir göz atalım. * APPLE MACINTOSH Apple Macintosh bir çok sanatçının gözdesi konumunda olan markalardan biridir. Müzik konusu dışında oldukça yeterli çizim yazılımları da bulunan Macintosh'un midi yazılımları Mark of the Unicorn's Performer ve Jim Miller's Personal Composer güçlü yazılımlardır. Macintosh'un fiyat olarak yüksek olduğu tabii ki gözden kaçmamaktadır. *ATARI ST Atari ST'de Macintosh'un kullanıcıya sağladığı mouse olanaklarını ve kolaylıklarını verebilir. Bununla beraber midi interface'inin makinanın üstünde olması, fiyatının Mac ile karşılaştırılamayacak kadar ucuz olmasını sağlar. Atari için gerçekten iyi yazılımlar vardır. Bunlardan bazıları: Creator, Steinberg Pro 24 III ve Hybrid Arts MIDITrack Pro ST. sayılabilir. Bu arada çokça midi datası Mac ile ST arasında kullanılabilir. Yani evinizde Mac'de yazdığınızı, arkadaşınızdaki ST'de okutabilirsiniz. *IBM UYUMLULAR Gelişmekte olan PC (IBM uyumlular) de artık bu konuda yaya kalmamakta ve bir bölüm müzisyenin dikkatini çekebilmektedir. Özellikle yeni piyasaya sürülen Roland ses kartı fiyatına göre ($700) azımsanmayacak işler yapmaktadır. Roland'a alternatif olarak Yamaha'nın C-1 kartı oldukça güçlü özelliklere sahiptir. *AMIGA Gelelim Commodore'un Amiga'sı müzik konusunun ağır siklet boksörü durumundaki bilgisayarıdır. Güçlü grafik özellikleri ve Multitasking (aynı anda birden fazla yazılım çalıştırabilme) ile ringde balyoz yumruğu ile yerini almıştır. Amiga'nın müzik özellikleri ve programları buraya sıkıştırmıyorum. Zaten bu güne kadar da epeyce bahsi geçti ve daha da geçecek. Bir sonraki Amiga sayısında geriye kalan Built-ins ve Stand-Alones yan başlıklarını da inceleyeceğiz. Sorularınızı derginin adresine bekliyorum. Her mektup okunacak ve cevaplanacaktır. Hepinize bol günler dileğiyle. Hadiseceeel İkilececellil!
BELEN ÜNAL
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.