Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 45
Daha önce de söylediğim gibi bu işlemin monitöre veya çevre birimlere hiçbir zararı yoktur. Aksine küçük bir de avantajı var. Bilgisayar monitörleri analog T.V. sinyallerinden çok digital grafik sinyallerini göstermek amacı ile hazırlandıklarından görüntü kalitesi açısından piyasadaki birçok televizyondan üstündürler. Bu da son yıllarda yaygın olarak kullanılan SCART teknolojisi sayesinde olmaktadır. Yani sonuçta sizin video veya tuner sayesinde elde edeceğiniz görüntü evinizdeki normal televizyondan daha iyi olabilir. Bir iki cümle de monitörden televizyon seyretme konusunda değil de televizyondan monitör görüntüsü almak konusunda söyleyeceğim. Bilindiği üzere A-500 ilk çıktığında yanında T.V. ile kullanımını sağlamak amacı ile RF-Modulator denilen bir cihaz veriliyordu. Monitöre gönderilen sinyalleri televizyona adapte eden bu cihaz pek de sağlıklı sonuçlara ulaşamıyordu. Daha sonraları bu aleti 1200'ün içine dahil ettiler ama ekran kalitesinde hiçbir değişiklik olmadı. Bir müddettir Amiga görüntüsünü TV'den almak için yeni bir imkan daha var. O da yukarıda bahsettiğim SCART teknolojisi. Bu teknoloji ile üretilen TV'lerde, arkada üzerinde SCART yazan bir çeşit monitör girişi var. Bu giriş 1084 serisinin normal girişi ile tamamen aynı. Sonuç olarak siz eğer bu tür bir televizyona sahip iseniz normal monitör kablosu veya piyasadan temin edebileceğiniz bir başka SCART kablosu ile bilgisayarınızın görüntüsünü TV'den alabilirsiniz. Ve belki de şaşıracaksınız ama elde ettiğiniz görüntü normal 1084 görüntüsünden kat kat daha iyi olacak.
A-500->A-1200:
Bilgisayarımı satıp yerine A-1200 almayı düşünüyorum. Ama alacağım bilgisayarın piyasada tutunabileceğinden emin değilim. Tutundu diyelim, A-1200 oyunlarını nereden temin edebilirim? Harun Yalçınay
Piyasada tutulup tutulmama korkusu her yeni makina için geçerlidir. Bu açıdan bakarsanız alınan her yeni makina göze alınan bir risktir. Öte yandan her ne kadar yeni çıkan bir makinanın tutulup tutulmayacağından emin olmasak da bu makinanın ihtiyaçlarımızı karşılayıp karşılamayacağı bizim için öncelikli olan sorundur. Gelelim A-1200'ün tutulmasına. Şu anda A-1200 oldukça tutulmuş bir makina. Kullanıcılar fellik fellik A-1200 arıyorlar. Bunun yanında belli başlı oyun firmaları da A-1200 ve AGA'yı desteklemeye başladılar. Şu anki uygulamalar mevcut oyunların AGA özellikleri kullanılarak daha renkli ve daha sesli hale getirilmeleri. Daha sesli derken daha çok ses kanalından değil, 2Mb chip mem sayesinde daha fazla ses efektleri kullanabilmesinden bahsediyorum. Mevcut oyunların A-1200'de oynanmasına gelirsek, bu konuda sorunlar olduğunu inkar edecek değilim. Gerçekten bazı oyunlar A-1200 ve Kickstart 3.0 altında çalışmıyorlar. Bu makinanın bir sorunundan çok bu oyunların gerektiği gibi programlanmamaları sonucu olmakta. Ayrıca piyasadaki Kickstart 3.0 ve AGA'lı Amiga kullanıcılarının artması sonucu bu oyunların sorunsuz çalışması sağlanmaya başlandı. Mesela geçenlerde elimize geçen Dungeon Master Patch programı dergide uzun süren bir Dungeon Master fırtınası başlamasına sebep oldu. Sonuç olarak "Ben sadece oyun oynarım, abi başka bir şey bana yaramaz" diyorsanız boş verin 1200 almayı paranıza yazık. Ama yeni, hızlı, kaliteli ve benzerlerine göre ucuz bir uygulama makinası almak istiyorsanız A-1200 oldukça iyi bir seçim. Evet millet. Bu kadar okur mektubu yeter, sırada bir editör mektubu var. Evet Prince, klavye sende.
Sevgili Kıvılcım, Geçen sayıda 1200 alıp almamaya karar veremeyen bir arkadaşa ilginç yorumlarda bulundun. Gerçi bir A1200 alması gerektiğini belirttin ama, yine de Amiga'nın yazılım çeşitliliği eksikliğine dem vurmadan geçemedin, bu kısmına ben de -bir yere kadar- katılıyorum ancak, bir Amiga dergisi okuyucusu ve yaratıcısı olarak sana bu konuda bazı sorular sormak istiyorum (yanlış anlaşılmasın, bir
PC-AMIGA savaşı filan başlatmak amacında değilim); birincisi sadece kendi ilgi alanına yönelik bir yazılım eksikliğinden söz etmişsin, evet belki bir A4000 (zaten HD'li!) + XCAD alana kadar i486 Vesa Bus'lı ıvırlı zıvırlı PC ve Autocad alabilirsin ama bu sadece bir finans sorunu, burada da belirttiğin ve önceki satırlarla çeliştiğin gibi, bir mimari yazılım var! Bunun ne kadar yeterli olduğu mimarlar arasında tartışılacak bir konu. Evet, Amiga çeşitlilik yönünden kaybediyor çünkü gün geçtikçe hızlanan ve grafik yeteneklerine yenilerini katan bir bilgisayar piyasada mükemmel bir Desktop-Video cihazı olarak görülüyor ve tabii aranan programların fazlası bile bulunuyor. Bir bilgisayarda yeni programlar yaratılması için de talep olması gerektiği bir gerçek (ki bu hayatta çokça rastladığımız bir şey). Kısacası, PC ile AMIGA'yı bu şekilde kıyaslamanı eleştiriyor fakat Auto-Cad'in piyasadaki yaygınlığını ve gelişmişliğini (13'üncü versiyona geldi!) kabul ediyorum, ama bu amatör kullanıcılara X-CAD yetmez dememi de sağlayamaz. Ayrıca, kullanan mimarlara danıştığımızda (sorunuz: BABA) tam Auto-CAD uyumlu olması, daha hızlı olması ve İMAGINE gibi Ray-Trace programlarına uygun çıktı verebilmesi (ayrıca Multitask'i de unutmamalı) sayesinde, en azından, Auto-CAD'den kesinlikle geri kalmadığını söyleyebiliyor, hatta daha iyi bile olduğu izlenimini ediniyoruz. Tabii ki PC'de Windows altında -sahte- multitask ile çalışabilirsin, ancak senin de bildiğin gibi bu hiçbir zaman gelişmiş bir A500 kadar bile hızlı ve rahat olamaz. Yaşasın AMIGA! Rumuz: Ed.
Sevgili editörümün mektubu gerçekten gözlerimi yaşarttı. Böyle Amiga aşıkları olduğu sürece Amiga zor tarihe karışır. Gerçekten de belirtmem gereken önemli bir nokta var, o da benim de kesinlikle bir PC-Amiga savaşı başlatmak istememem. Bu gerçekten çok gereksiz ve saçma olurdu. Öncelikle kabul etmem gereken bir hatam var. Geçen sayıda gelen bu soru benim Amiga'mın mimari konularda yetersiz kalması ile aynı zamana geldiğinden, tarafsız bir öneride bulunmam gerekirken, kendi sorunlarımı işe karıştırdım. Gelelim geçen sayıda bahsettiğim soruna. Şimdi burada tutup Amiga'nın sadece mimarlık alanında mı, yoksa başka alanlarda da yeterli programlara sahip olup olmadığını tartışacak değilim. Benim ilgilendiğim iki alan C ve mimari yazılımlardı. Ve bu iki konuda kim ne derse desin Amiga, PC'nin kesinlikle gerisinde. Tamam Amiga'da SAS-C var. Allahtan da var yani: Yıl 1982, Kernigan ve Ritchie ilk ANSI standartında C dilini ve compilerını yazdılar. Yıl 1993, bundan 11 yıl sonra Amiga'da ilk full ANSI uyumlu ve on line help'i olan C compileri SAS-C çıktı (tarih yanlış ve "ilk" değil -Ed.). Standartın yakalanması için onbir yıl geçti, umarım Borland'ın kalitesine ulaşmak için de bir onbir yıl geçmez. Gelelim mimari yazılımlara. Şu anda PC dahil 20 platformda Auto CAD kullanılmakta. CAD ile ilgili bir işe girişeceğiniz zaman size
"Auto CAD kullanıp kullanmadığınızı" soruyorlar. Ve her ne kadar çıktısı uyumlu da olsa X-Cad kullanmak ile Auto-Cad kullanmak arasında bayağı fark var. Kişisel olarak bir hız testi yapmadığımdan burada tutup da hangisi daha hızlı onu söyleyecek değilim. Söylemek istediğim tek şey şu anda Auto CAD'in yüzlerce modülü olmasına rağmen X-Cad'de bu sayının oldukça az olduğu. Daha şu son BİLİŞİM fuarında Auto-Cad için Türkiye'de hazırlanmış, tamamen Türkçe olan ve oldukça kullanışlı bir mimari program tanıtıldı. Bu tür bir programın Amiga'da çıkmasını bekleyecek sabrınız varsa beklemeye devam edin, ben PC alıyorum. Ayrıca editörümün belirttiği oldukça önemli bir nokta var, o da amatör kullanıcılar için X-Cad'in oldukça iyi olduğu. Bu konuya ben de katılıyorum, ciddi mimari tasarımlara girmeyecek ve ilerde CAD üzerine ihtisaslaşmayacak kişiler için X-Cad oldukça iyi bir seçim. Umarım programcı firmalar Amiga'yı desteklemeye adam akıllı niyetlenirler de bu tartışmayı sürdürmek zorunda kalmayız. Yeni sayılarda, yeni sorunlarla birlikte olmak üzere. KIVILCIM HİNDİSTAN
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 44
Servis
Merhaba sevgili arkadaşlar, Yeni bir acil serviste yeni sorunlarla yine bir aradayız. Bu ayki sorunlara geçmeden önce sizlerden gelen bazı ortak sorulara cevap vermek istiyorum. En fazla gelen şikayet sorunların geç cevaplandırılması. İlk sayımızda da açıkladığım gibi bizim bu sayfayı açmamızın amacı hem yeni başlayanlara, hem de belli bir yerlere gelmiş kullanıcılara hitap etmek. Tabi ki bu olay belli bir oran dahilinde oluyor. Bu yüzden ben tutup da bir okurun bütün sorunlarına çözüm bulmak yerine, ortak sorunlara çözüm bulup daha çok kişiye yararlı olmak yoluna gidiyorum. Sonuç olarak bu dergiye yolladığınız bütün sorunlar er veya geç cevaplanacaktır bundan kuşkunuz olmasın. İkinci bir sorun ise bazı okurlarımızın adreslerine cevap yazmamı istemeleri. Bir mimarlık öğrencisi ve dergi editörü olarak ben kız arkadaşıma mektup yazacak zamanı bulamazken sizlere mektup yazmam oldukça zor (Yaşamım tehlikeye girer). Ama şurada bir şeyi de itiraf edeyim, bazen o kadar güzel sorulmuş sorularla, o kadar iyi mektuplar gönderiyorsunuz ki zaman bulabilsem muhakkak cevap göndereceğim. Ama siz yine böyle güzel mektuplar yollamaya devam edin, belki de bilgisayar dünyasının yalnızlığını paylaşırız, kimbilir !? (Bu "kimbilir" kısmı sağ kaşınızı biraz kaldırıp, ööle bir acaip okunacak, bkz. bir ALO reklamı) Gelelim acil vakalara,
Amiga<z>C-64:
C-64 oyunlarını Amiga'da oynamak için elimde C-64 Emulator II var. 1541-II drive ve kablo da var, ama bu işi bir türlü beceremedik. Bir şeyler eksik gibi. Muder
Sevgili kadirşinas Amiga Dergisi okurları. Bu kendini Muder diye adlandıran bahtsız şahıs bizim ta eski Amiga dergimizden belalımız olur. Bizim dergiye gönderdiği bir mektupla önce Tolga ve Celal'in sinir krizleri geçirmesine, sonra da dergi işlerinin felç olmasına yol açan bu şahıs bir rivayete göre geçen sene yaşanan ve başta bizim dergi olmak üzere piyasadaki bilimum Amiga dergilerinin teker teker kapanmaları olayının da arkasında yer almaktadır. O lanetli mektuptan sonra her dergiye geldiğimde "Aman Muder'den mektup gelmesin" diye dua etmekteydim. Heyhat kahpe felek beni burada da buldu. N'apalım, artık kadere boyun eğmekten başka çaremiz yok. Bak Muder'cim. Aferin sana The 64 Emulator II'yi, ara kabloyu,
1541 bulmuşsun. Şimdi söyle bakayım bu programı bilgisayara yükledin mi? Ya ya gördün mü eksik bir şeyler varmış işte. Yok, yok hemen üzülme Kıvılcım abey sana bu işi kademe kademe öğretecek. İlk önce drive'a emulator disketini yerleştir. İşte bu kadar şimdi program karşına çıkana kadar bekle. Program çıktı karşına ama hala 64 programları yüklenemiyor. Peki neden? Çünküüü Amiga'nın öööle höt diye 1541 drive'ı tanıyıp hem de okumasına imkan yok. Amiga'yı buna ikna etmek gerek. Şimdi işin en zor kısmına geldik, klavyede del tuşuna basacaksın. Sana bir ipucu, ok tuşlarının üstünde. İşte orada çıkan menüden istediğin ayarlamaları yap ve istediğin 64 programını kullan. Bu sayede 64 programlarını 3,5'luk Amiga disketlerine de atabilirsin. Fakat sonuçta program yine yavaş kalıyor. Benim sana tavsiyem bir yerlerden A-64 programını bulup oyunları bunun compile seçeneği ile çalıştırman. Bu sayede Amiga, C-64 oyunlarını daha da hızlı kullanabiliyor.
Audio Master:
Audio Master sample yapınca datalar sadece Chip Mem'e mi yoksa Fast dahil bütün hafızaya mı yükleniyor? Önder Öz
Özel olarak Audio Master IV ile ilgilenmedim, fakat Amiga'da bir grafiğin gösterilebilmesi veya bir sesin çalınabilmesi için Chip Mem denilen hafızaya yüklenmesi gerek, aksi takdirde bu datalara ulaşmak mümkün olmaz. Bunun yanında şöyle bir yöntem uygulanabilir. Söz konusu data ilk önce Fast Mem'e yüklenir ve kullanılması gerektiği zaman Fast Mem'den Chip Mem'e transfer edilir. Zaten genelde kullanılan teknik de budur. Fakat sample etme işlemi sırasında bunun yapılabileceğini sanmıyorum. Çünkü bu transfer işlemi az da olsa bir miktar zaman yer ve bu da sample etmek gibi real time yapılan bir işlemin aksamasına yol açabilir. Rad'la birlikte iki disketlik oyunların çalıştırılması konusundaki sorunun cevabını önceki açıkladım.
1084s ve TV:
Amiga 1084s monitörümü T.V. olarak kullanabilir miyim? Bunun monitöre bir zararı olur mu? Levent Kanbur
Bu ve bunun gibi sorular bana oldukça sık geliyor bu yüzden T.V. ve monitör konusunda biraz genel bilgi vermek istiyorum. İsterseniz ilk olarak biraz daha karışık olan televizyona göz atalım. Televizyon basit olarak görüntü tüpü ve tuner adı verilen bir devreden oluşur. Tuner aynı bir radyo alıcısının radyo dalgalarını alıp sese çevirmesi gibi T.V. dalgalarını alıp görüntü ve sese çevirip tüp ve hoparlör vasıtası ile dışarıya verir. Monitör ise sadece kendisine ses veya görüntü olarak yapılan girişi dışarı verir. Sonuç olarak monitörün televizyondan temel farkı tuner devresine sahip olmaması ve bu yüzden direkt olarak televizyon yayınlarını alamamasıdır. Bu olayı sağlamak için çeşitli çözümler mevcuttur. Bence en uygun çözüm piyasada satılan T.V. tunerlardan bir tane temin etmek. Genelde monitörün altına bir müzik seti katı gibi yerleştirilen bu tunerların piyasada bir çok çeşitleri bulunmakta ve oldukça iyi sonuç verdikleri söylenmekte. Eğer bir monitörünüz varsa bir tuner alıp yeni bir televizyona kavuşmak hem oldukça hesaplı hem de oldukça verimli bir hareket. Bunun yanında bir seçenek daha var, o da monitörü video üzerinden kullanmak. Burada önemli nokta videonun sadece gösterici değil aynı zamanda kayıt yapabilen bir video olması. Zira bu videolarda da televizyon yayınlarını kasete kaydedebilmek amacı ile tuner devresi bulunmakta. Bu sayede sadece videonun çıkışını monitöre yönlendirerek televizyon seyretme imkanınız doğabilir. Hatta monitörünüzde bulunan RGB düğmesi sayesinde sanki iki kanallı bir T.V. kullanıyormuşçasına bilgisayar görüntüsünü veya T.V. görüntüsünü ekranda görebilirsiniz.