THE PATRICIAN
Retro bilgisayarSTRATEGY Oldukça çekici ve zekice hazırlanmış bir strateji oyunu. Ayrıca multi-player opsiyonu sayesinde aynı anda 4 kişiye kadar oyuncu ile oynanabilmesi, bu 14. yüzyılda Avrupa'da geçen ticaret oyununu daha da etkileyici ve eğlenceli kılıyor.
14. Yüzyıl 14. yüzyıl Avrupa'sı hakkında pek bilgisi olmayanlar için, bu oyun aynı zamanda küçük bir tarih bilgisi niteliğinde. The Patrician'da geçen zamanda yaşam savaşı veren bir tüccarı oynuyoruz. Gelelim ortama; o zamanlar oldukça değişikti, zamanın Avrupa'sı büyük bir değişim içerisindeydi. Hanseatic League (şimdiki tüccar toplulukları gibi bir şey) Avrupa ticaretini temsil ediyordu ve hedefleri ise, büyük şehirler arasında gümrüksüz ticareti sağlamaktı. Eh, 600 yılda pek bir şey değişmemiş değil mi?
Hanseatic League'in temsil heyeti ise büyük limanların yöneticilerinden oluşuyordu. Bu heyetin başında ise Alderman vardı. Biz oyuna işe yeni başlayan küçük bir tüccar olarak başlıyoruz. Hedefimiz ise yönetici Alderman seviyesine gelebilmek, yani işimiz oldukça zor. Bunu sağlamak için ticarete atılmalı ve elimize geçen paraları bir kenara toplamalıyız. Çünkü bu para ileride politik kariyerimiz için gerekecek (ne de olsa para güç demektir). Tabii sadece para da yetmiyor, mutlu bir evlilik yapmış olmanız yeterli derecede oy almanızı sağlıyor. Aksi takdirde günümüz politikacılarının benzeri durumlarda düştüğü hale düşersiniz. Tamam, yeteri kadar politikaya daldık, şimdi biraz da oyuna bakalım. İşin başında sadece bir gemi ve 100 Thaler'ınız (para birimi) var. Birikiminizi yükseltmenin tek yolu ise çeşitli mallarla ticaret yapmak. Ticaret pek de kolay bir iş değil, mallarınıza uygun fiyat bulabilmek için limandan limana dolaşmak gerekebilir, hatta geminizdeki malları satmak için uygun fiyat bulamayıp zararına satmak zorunda kalabilirsiniz ama daha iyi bir çözüm yolu - eğer yeterli paranız varsa - malları bir depoya koyup daha sonra satmak. Tabii ticaretten yeterince anlıyorsanız yazın mısır ucuzken stoklayıp kışın satarak parsayı toplarsınız.
Kredi Eh, sanırım en büyük problem de yeterli para olmayışı. Şarap veya biber gibi malları çok ucuza bulup alacak kadar para bulunmaması oldukça üzücü. Bunun çözümü kendi yağınızda kavrulup daha ucuz mallarla ticaret yapmak olabilir veya bir diğer çözüm olarak sevgili faizcinizle bir anlaşma yapıp borç para almayı ve tabii bunun riskine katlanmayı görebilirsiniz. Riski ise, borç aldığınız paranın ödeme zamanlarında yeterli parayı bulamadığınızda kendini gösteriyor. Kredi aldığınız kişiler önce yakanıza yapışıp paralarını istiyorlar ve eğer elinizde yoksa gemilerinizden birine veda ediyorsunuz. Bu oldukça büyük bir kayıp çünkü ticaret hayatınıza büyük bir darbe alıyorsunuz. Tabii istediğiniz büyüklükte ve hızda bir gemiyi istediğiniz tersanede yaptırmanız mümkün. Seçeceğiniz gemi taşıyacağınız malın çokluğuna ve yetiştirmeniz gereken zamana bağlı olmalı. Ne de olsa fazla para harcamamak gerekli. Tabii bu yolculuklar sırasında gemileriniz aşınıyor ve tamir ihtiyacı ortaya çıkıyor. Çeşitli yerlerde tamir yaptırabilirsiniz fakat bunu atlar ya da yeterli parayı bulamazsanız gemileriniz zamanla yavaşlıyor hatta bir fırtınada batabiliyor. Bu batma sonrasında ya tüm mallarınızı kaybediyorsunuz ya da daha kötüsü geminizi ve çeyrek şef 4 #
m Bremen
Büyük Harita: Gerçek haritayı ekrana getirir. Burada gemilerinizin gideceği yönlere karar verirsiniz.
OFİS
Duvarda — Haritanın Solundaki Kağıt: Borçlarınızın ve kredi aldığınız kişilerin bulunduğu şehir-
Hokka: Bu opsiyon Load/Save ekranını çağı-
lerin listesi bulunuyor.
Pencere: Buraya klikleyince tekrar dışarı, limana çıkarsınız.
Küçük Defter: Tüm kişisel bilgiler yer alıyor. Bunlar; Medeni haliniz, ofisteki ve gemideki paralarınızın miktarı, gemilerinizin demirli olduğu limanlar, yanınızda çalışan işçi sayısı ve gayrimenkulleriniz.
Selam yine biz geldik Banker Bey, merak etmeyin borcumuzu gelecek ay ödeyeceğiz fakat önce biraz daha borç alsak diyordum. Billboard'da mallarınızı güvertedeki tüm personelinizle birlikte açık denizin koyu sularının dibinde bulabiliyorsunuz. Tabii bu da oldukça üzücü bir sonuç.
Patron Bey Eleman almak veya işten atmak elinizde. Gemide adama ihtiyacınız varsa etraftaki sarhoşlara klikleyerek kişi başına bir Thaler vererek işe alabilirsiniz. Eğer depoda adama ihtiyaç varsa o zaman etrafta sessizce oturan adamlardan seçmelisiniz. Önde duran sert bakışlı adamlar ise sizin silah aldığınız tüccarlar. Silahlara gerçekten ihtiyaç var çünkü açık sular pek de tekin değil, korsanlar ve hatta canavarlar, şöhrete giden yolda birer engel olarak karşınıza çıkacaklar. Bu gibi durumlarda tüm planlarınız değişebilir ve hiç de istemediğiniz bir yerde yolu değiştirmek veya en yakın karaya gitmek gerekebilir. Tabii bu da işleri yoluna koymanızı zorlaştıracaktır. Daha da şanssız iseniz saldıran korsanlara karşı verilen savaşta kaybedebilirsiniz. Bu da tam gelişmeniz gereken zamanda filonuzdan bir gemi eksilmesine neden olur.
Küvet Vakti Zorlu zamanları atlatıp işleri yoluna koyduğunuzda ise topladığınız paraları politik geleceğinize yatırıp kendinizi geliştirmeli ve Hanseatic League'de Alderman olmalısınız. Politik gücü elde edebilmek için oldukça popüler olmalı ve konsülün tüm üyelerine kendinizi kabul ettirmelisiniz. Kendi şehrinizde popüler olmanın birkaç yolu var. Biri de hemşerilerinize müthiş parti vermekten geçiyor. Bunun tek bedeli ise masraflar. Pek kolay olduğunu sanmayın çünkü gelen insanları yeterince doyuramazsanız eve aç dönerler ve bu durumdan hiç de hoşlanmazlar. Ancak onlara mükemmel bir parti sonunda şişkin bir göbekle eve dönme imkanını verirseniz sizin çok iyi bir politikacı olacağınızdan emin olacaklardır. Aslında yeterli oy toplamak için yapmanız gereken şey konsül üyelerinin gittiği yerel banyolara gidip bir küvete yerleşmek ve yanınızdaki üyeye rüşvet vermek. Ancak bunun da riskleri var. Eğer görülürseniz veya rüşvet vermeyi teklif ettiğiniz kişi bu teklifinizden pek hoşlanmaz ise çeşitli şantajlara maruz kalabilir veya gerekli mercilere
Büyük Defter: Tüm satınalma ve satma işlemleri buradan gerçekleştiriliyor. Kısacası genel ticari işlemler.
tır. Save, Load gibi işlemler buradan yapılır. Ayrıca oyunun Arcade bölümüne de buradan geçiliyor.
Teleskop: O anda bulunduğunuz kasaba hakkında detaylı bilgi. Nüfus, mevcut belediye başkanının ismi gibi şeyler gösteriliyor.
şikayet edilebilirsiniz. Bu da mahkeme huzuruna çıkmanızı gerektirir. Eğer suçsuz bulunup affedilmezseniz ceza ödemeniz gerekecektir. Şikayet edilmezseniz şantajcınızla yüz yüze gelip onu biraz beslemeniz gerekecektir (tabii tavukla değil).
Burada sizinle çalışmaya can atan pek çok işsiz var.
Oyunun Kontrolü Kontrol konusunda oldukça büyük rahatlıklar var. Bu tür birkaç oyunda da kullanılan sistem ise sol tuşla işlem yapma ve sağ tuşla bir önceki ekrana geri dönmeye dayalı. Bu ise rahat bir kullanım sağladığı gibi, ikonların anlamları gibi şeylerle uğraştırmıyor ve oyuncunun tüm dikkati oyuna yönlendiriliyor. The Patrician'ı oynarken ekrana yapışacak ve politik kariyerinizi su yüzünde tutabilmek için canınızı dişinize takacaksınız, ama bu Akdeniz'de yüzerken ıslanmamaya çalışmaya benziyor. The Patrician, en baba platform oyuncusunu bile kendine bağlayabilecek kadar güzel, kompleks ve alışkanlık yapan bir oyun. Çile