Amiga Dergisi sayı 6, sayfa 38

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 38

Şirin çiftliğimiz

oyundaki her şeyimiz. Başarılı olabilmek için ona çok iyi bakmalıyız.

Türkiye'de son birkaç yıldır hızla gelişmekte olan bilgisayar oyunu sektörü, pek çok oyun ürettikten sonra, Siliconworx yazılım grubu, kapsamlı bir strateji-işletme oyunu ile karşımıza çıktı. Oyunun ana konusu bir çiftliğin işletilmesine dayanıyor. Çiftçilik denince ilk akla gelen tarımsal üretimin yanında, büyükbaş hayvan ve hatta tavuk yetiştirme imkanı bile var. Oyunun tasarımcıları, temel amaç olarak, bir çiftçinin başına açılabilecek dertler yüzünden ne büyük psikolojik bunalımlara girebileceğini vermek istemiş ve bunu gerçekten başarmışlar.

STRATEGY boyunca kurup, büyüttüğünüz o güzelim çiftliğin bir anda bir sorun yuvası haline gelip yok oluvermesi tehlikesi oyuncuyu sürekli olarak tetikte olmaya zorluyor. Oyunda neler mi var? Neler yok ki?... Çiftliğinizde tarla olarak kullanılabilecek topraklarda 9 ayrı tarım ürününün değişik yollarla ekim, bakım ve hasadını yapmanız mümkün. Bu ürünlerin her biri için 7-8 ayrı kategoride özellikler belirlenmiş ve iklimden tutun, toprağın türü ve kalitesi gibi kavramlar başınızı ağrıtmak için hazır bekliyor. Üretilen malların saklanması için ambarlar, taşınması için değişik pek çok yol ve satışı için fabrikalar, pazar yerleri, özel anlaşmalar vs. neredeyse gereğinden bile fazla! Şehirlerde dolaşıp çiftliğinizin ihtiyacı olan makinaları (bir sürü çeşidi var) ve araçları ararken, bir yandan yaptığınız binalara (ambarlar, kümesler vs.) koymak için adamlar kiralamakla uğraşıp, ekim, bina yapımı gibi işlerde çalışacak ameleler toplamanız ve siz bunlarla uğraşırken arkanızdan ne dolaplar çevrildiğini düşünmeniz gerekiyor. Bütün servetinizi yatırarak yaptığınız ahırlara, bir sürü çiftçi ile didişerek açık arttırmalardan aldığınız inekleriniz için her türlü konforu sağladıktan sonra, bir sürü yolu olduğu halde, çıkan sütü satacak kimseyi bulamayıp kafayı yemek, oyunun en eğlenceli bölümlerinden biri.

Elinizde gıdaklayıp yumurtlayan binlerce yaratık olmasını istersiniz diye, programcılar; kümesler, tavuklar, kuluçka makinaları, SEK satışları, tavuk satışları gibi şeyler yazmışlar. Tavukçuluk da oyunda önemli bir yer kaplıyor. Süt satmak, inek yetiştirmek, pancar ekmek, makina almak, kamyon satmak derken öyle bir kaptırıyorsunuz ki, başka bir çiftçinin adamlarınıza rüşvet verdiğini ya da tarlanızı yaktığını neden sonra fark edebiliyorsunuz. Bu arada genelde alışılmış, bilgisayar dahil 3-4 oyunculu sistem yerine, oyunu kaç kişi oynarsa oynasın, 80 bilgisayar oyuncusu (Maşallah) size yeterince sorun çıkarma garantisini veriyor. Bunlarla birlikte, deprem, çekirge, sel v.b. 8 ayrı rahatlatıcı (!!!) olay da, oyundan ve programcıdan nefret etmenizi kolayca sağlıyor. Umut Tarlaları'nın en büyük özelliklerinden biri, oyun açılırken uygulanan randomize tekniği. Aslında oyun bir rastlantısal sistem üzerine kurulmuş. Programcılar, hayatta her olayın bir sürü rastlantısal olayın bir mantık ile bağlanması sonucu oluştuğu tezi üzerine bir sistem kurmuşlar ve oynanan herhangi iki oyunun kesinlikle aynı olamamasını sağlamışlar. Her oyun başlamadan önce, haritadaki şehirlerden iklime, toprak türlerinden ekonomiye kadar her şey bir random mantık ile yeniden yaratılıyor. Bu yüzden oyundan sıkılmak bayağı zor. Bundan başka, tasarımcıların hepsinin koyu birer Sid Meier (Microprose) hayranı olması sonucu oyun bir tür sistem-strateji olmuş. Bu yönden oyun SimCity ve Railroad Tycoon türlerine yaklaşıyor. Ancak bu türün fazla talep almadığı da göz önüne alınmış ve oyunda oyuncu için sürekli yapılacak iş bulunması sağlanmış, bu yönü ile de, Oil Imperium ya da Millenium türüne yaklaşıyor. Değişik toprak türleri, iklim çeşitleri, binalar, inekler, tavuklar, muhasebeciler, pazar yerleri, açık arttırmalar, gazeteler, ihaleler, satış anlaşmaları, otlaklar, komplolar,

Ülkemiz küçük fakat yeterli.

UMUT TARLALARI

toprak alım-satımı, Süt Endüstrisi Kurumu, şehirler, ekonomik krizler, veterinerler, makinalar, trenler, kamyonlar, bina tamirleri, personel grevleri, fabrika iflasları, ödenemeyen banka kredileri, bilumum sabotajlar ve felaketleri göz önünde bulundurursak, oyun gerçekten sürükleyici. Oyun yaklaşık 50'den fazla ikon üzerinden oynanıyor ve kapsamının çok geniş olması, oyundan sıkılmayı gayet zorlaştırıyor.

Bir ofisimiz bile var, oldukça da rahat.

Ayrıca oyunun hazırlanışı sırasında hiçbir masraftan kaçınılmamış ve ortaya çıkan ürün, son derece kaliteli bir paket içinde, yardımcı tablolar, gayet geniş ve eğitici bir kitap ile birlikte pazarlanıyor. Sonuç olarak Umut Tarlaları, güçlü bir tasarıma sahip ve sürükleyici bir oyun. Tasarımcılara göre pek çok eksik yönü bulunmasına rağmen, biz pek bir eksik bulamadık. Oyun 1MB hafızayı bile zorladığından, bir şeylerden fedakarlık edilmesi gerekmiş ve bu da ses olmuş. Bunun dışında oyunun hızı gayet iyi, grafikleri hiç fena değil, tasarım ise son derece karmaşık ve yeterli. Oyunun yüksek RAM'lı bilgisayarlar için bir versiyonunun da hazırlanması söz konusu; ve bu şekilde, oyunun en büyük eksiği olan ses azlığı giderilerek, oyundaki ara yüklemelerden kurtulunması sağlanacak. Oyunu 1MB hafızalı A500 için hazırlayan SiliconWorx, testleri sonucunda A600, A500 plus ve A1200 sistemlerde de çalıştığını belirttiler. Türk programcılığını destekleyenlerin ve kaliteli strateji arayanların Umut Tarlaları'na bir bakmasını tavsiye ediyoruz ve kırık Türk oyunları satın almamalarını rica ediyoruz. Mustafa SALİH

Uzun zamandır bir yerli oyun bekliyorduk. SiliconWorx bu oyun için bayağı uğraşmış doğrusu. Araştırmalarından dolayı oyunun sistemi de oldukça oturmuş. RAM sorunları yüzünden ses ve grafik yönünden pek zengin olduğu söylenemez fakat oyunun gerçekçiliği bunları pek aratmıyor

“9082

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.