Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 36
Servis
Merhaba arkadaşlar, Derginin ve Acil Servisin yeni bir sayısı ile bir kez daha karşınızdayız. Geçen sayıdaki teşekkür yazım nedeniyle mi bilmiyorum ama bu sefer okur mektuplarında gözle görülür bir artış oldu (ne de olsa bir mektup da sonuçta gözle görülüyor). Her neyse bu sayıda yine sizin naçizane sorun ve sorularınızla birlikteyiz.
Oyun Yapmak:
Kendi oyunumu nasıl yapabilirim, bunun için hangi programları kullanmam gereklidir? Ata Erdem Öner
Doğrusunu söylemek gerekirse şimdiye kadar bu olayın bu kadar basit bir şekilde sorulabileceğini düşünmemiştim bile. Gerçekten kendi oyunumu yapmak için neler gerekli? Bunun için her şeyden (programlar, datalar vs. gibi) önce bir ana hikayenin hazırlanması gerekir. Bu olayın, bilgisayarla hiçbir alakası yokmuş gibi yapılması çok daha iyi olur. Bu genel hikaye hazırlandıktan sonra, bir ileri aşama olarak hikayenin ayrıntılarına girilir. Artık her şey belirginleşip belli bir omurga üzerine oturtulduğunda ise ikinci safha başlar. Bu safhada artık oyunun oluşumu söz konusudur. Yapılan ilk şey hikayedeki fikirlerin bilgisayara nasıl geçirilebileceğinin planlanmasıdır. Bu belirli sahnelerde neler yapılacağı, bazı simülasyonların nasıl olacağı gibi konuların açıklığa kavuşturulmasıdır. Bundan sonra görev taksimi yapılır. Yani bu tasarımsal olarak ortaya çıkan parçalar kişilere gerçekleştirmeleri için verilir. Bunda mesele, bir işi yapacak birden fazla kişi olmasıdır. Mesela birden fazla programcı ki bu neredeyse şart, veya birden fazla grafiker. Yapılacak işler bu kişiler arasında bölündükten sonra oluşum aşaması teknik olarak başlamış demektir. Fakat tasarım süreci yine de devam eder. Zira oluşum aşamasında bulunan bazı fikirler veya teknik imkansızlıklardan dolayı gerçekleştirilemeyen bazı şeyler oyunun genel düzeninde eklemeler veya çıkarımlar kılabilir. Şunu da belirteyim ki bir oyun yapımı daha çok bir grup işidir. Zira tek bir kişinin bütün bu işin altından kalkması oldukça zordur. Fakat illa da tek kişi yapacaksa bu kişinin hem programcı, hem grafiker, hem de müzisyen yetenek ve bilgilerine aynı anda sahip olması gerekir. Tabii ki bunu yapanlar da var. Bunların en göze çarpan örneği International Karate ve Snooker gibi projelerinden tanıdığımız Archer Mac Lean. Fakat yine de benim sizlere tavsiyem bu iş için grup olarak çalışmanız.
Amiga veya PC:
Bir bilgisayar almak istiyorum. Alacağım bilgisayarı profesyonel programcılık dışında, başta oyun olmak üzere her türlü konuda kullanmak istiyorum. Sizce PC mi A1200 mü alayım? Sinan Akkol
Daha önceki yazılarımdan birinde de bu konudan uzun uzun bahsetmiştim. Fakat o zaman 1200 piyasada yoktu. O yüzden bir kez daha bu konuya eğilmeyi yararlı gördüm. 1200 şu anda kendi fiyatına yakın bilgisayarlar içinde en güçlüsü bence. Tabii bunu söylerken PC'lerin o korkunç program desteğini göz önüne almıyorum. Hardware açısından oldukça iyi olan bu makina software açısından da gerekli desteği görmeye başladı. Deluxe Paint'in AGA versionunun çıkması gibi. Ve görünüşe göre bu destek sürecek. Fakat nedense software firmaları bu makinayı hala programlama dilleri bakımından yeteri kadar desteklemiyor. SAS C dışında gerçekten randımanlı çalışabileceğimiz, bize sinir krizleri online help'i olan bir tane bile programın olmaması bunun en büyük kanıtı. Sonuç olarak eğer oyun oynamanın yanı sıra masaüstü yayıncılık, grafik vs. gibi konularla ilgilenecekseniz A1200 iyidir, ucuzdur.
Amiga ve ses:
Ben Amiga'mı müzik yapmak için kullanmaktayım. Fakat dört kanal yeterli olmamakta. Ne yapmamı önerirsiniz? Kemal Sarol
Birçok Amiga'cının beklediğinin aksine her yönüyle gelişmiş olacağı düşünülen A1200'ler ses konusunda A500'lerle tamamen aynı hardware kullanıyorlar. Bu olay aynı seriden olan A4000'ler için de geçerli. Bildiğim kadarıyla yeni nesil Amigalarda (5000 serisi) ses onaltı bitlik ve onaltı kanal olarak yer alacak. Tabii bu da makinanın fiyatı hakkında size oldukça iyi bir referans olur sanırım. Sizin probleminizi çözecek bazı kartların Avrupa piyasasında olduğuna eminim. Fakat bunların pek sözünün edilmemesi beni pek de kullanışlı olmadıklarını düşünmeye yöneltti. Ayrıca bildiğim kadarıyla fiyatları da oldukça yüksek. Hardware dışında daha önceden denenmiş olan bazı software çözümler var, Oktalyzer ve StarTrekker gibi. Bu programlar sekiz kanal sesi emule ediyorlardı. Fakat işlemci ve blitter hızı yeterli olmadığından dolayı gerekli performansı gösteremiyorlardı. Yeni modeller bu konuda daha yeterli olabilir. Bir başka çözüm ise biraz daha gelişmiş bir sistem olan MIDI'yi kullanmak. Ancak bunun için sadece Amiga yeterli değil. Bu konuda detaylı bilgi edinmek için Amiga ve Müzik başlıklı yazımızı okumalısın.
Read Write Error:
Diskete bir file çekerken bilgisayar "Read Write Error" verdi. Birkaç defa Retry dememe rağmen aynı hatayı vermeye devam etti. Ben de o disketi çıkarıp başka bir diske çekmeye çalıştım fakat bilgisayar kilitlendi. Ne yapabilirim? Serkan Tenaz
Bu olayın tamamen aynısı geçen hafta Dungeon Master oynarken benim başıma geldi ve elli küsur saatlik oyun save'im tarihe karıştı. Bu Kickstart 1.2/1.3'ten kaynaklanan bir hata yüzünden oluyor. Alet yazma sırasında Read/Write error ile karşılaşınca olayı durduramıyor. Siz disketi çıkarttığınızda ise blitter kanallarında bir karışıklık oluyor ve blitteri tekrar kullanabilmeniz için gereken blitter busy flag'i açık kalıyor. Böyle olunca da reset yapmadan herhangi bir işlem yapamıyorsunuz. Buna bir çare oldukça iyi bir program olan TrackSaver programını kullanmak. Bu program çeşitli seçenekleri sayesinde yazdığı datayı devamlı denetliyor ve eğer hata olursa tekrar yazmak veya devam etmek isteyip istemediğinizi size soruyor. Ben şahsen yazılarımı yazdığım sistemde bu programı kullanıyorum ve şimdiye kadar tek bir yazım bile kaybolmadı. Fakat eğer bu programı install etmemiş bir durumdayken söz konusu hata ile karşılaşırsanız yapmanız gereken bir miktar (on-onbeş kere) Retry yapmak daha sonra da -eğer gerekirse- Cancel yapmak. Disketi drive'dan çıkarmak sadece sorun yaratır.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 37
Programlama Dili:
Ben sadece Basic bilen bir Amiga kullanıcısıyım. Pascal, C gibi bir programlama dili öğrenmek istiyorum. Fakat hangisini öğreneceğime bir türlü karar veremiyorum. Siz neyi önerirsiniz? Tamer Seroğlu
Bu soruya sıradan bir A500 (konfigürasyonsuz) kullanıcısı olduğunuzu varsayarak cevap vermek istiyorum. Zira böylesi çok daha fazla kişiye yararlı olacaktır. Şu anda piyasanın en çok tutulan dili hiç kuşkusuz ki C. Pascal'ın bütün eksikliklerini tamamlayıp, fazlalıklarını atarak oluşturulan bu dil gerek hız, gerekse işe yararlılık bakımından tartışmasız bir numara. Fakat bütün bu güzel yanlara sahip olan bu dilin en büyük dezavantajı direkt olarak öğreniminin zor olması. Bu yüzden yakın zamana kadar bilgisayar hocalarının tavsiyesi ilk önce Pascal daha sonra C öğrenilmesi konusundaydı. Tabii ilerleyen çağın gerekleri yüzünden kişiler bir dili öğrenmek için başka bir dili öğrenmenin gereksiz enerji ve zaman kaybı olduğunu düşünüp şu anda direkt olarak C öğrenmeye başladılar. Pascal'ın daha kolay öğrenilebilir olmasının bir başka sebebi de bu dili yazan profesörün, öğrencilerine problem çözümlerini anlatmak ve uygulamak için bir dile ihtiyaç duyup ilk Pascal derleyicisini yazması. Bütün bunların yanında normalde olmayan fakat Amiga için gerçek olan bir şey daha var, bu da disk kullanıcıları için doğru düzgün bir C derleyicisinin bulunmaması. Buna karşın Pascalcılar için Kick Pascal II gibi oldukça iyi ve yeterli bir derleyici var. Bütün bu saydığım sebeplerden dolayı bence Pascal öğrenmeye başlamanız sizin açınızdan çok daha zahmetsiz ve yararlı olur.
Grafik:
Ben 512K hafızaya sahip bir Amiga kullanıcısıyım. Bir grafik programına ihtiyacım var, neyi önerirsiniz? Ahmet Aksan
Ben size ilk önce en az bir 512K ek hafıza almanızı öneririm. Zira artık yavaş yavaş 1Mb'ın bile yetersiz kaldığı programlar piyasaya çıkmaya başladılar. Bundan sonra size yapabileceğim ilk tavsiye bir DPaint II bulmanız. Az hafıza ile bu program olabilecek en iyi sonucu veriyor.
Gruplar:
Bir bilgisayar grubuna nasıl katılabilirim? Nedim Koray gibi Amiga Scene denilen ve Amiga üzerine çalışan amatör, profesyonel grupların oluşturduğu topluluk her geçen gün daha da kalabalıklaşıyor. Bu topluluğa yeni girenler bundan çok hoşlanırken, eskiler etrafın lamer dolduğundan yakınıyorlar. Bu arada isterseniz lamer kavramına da bir açıklama getirelim. Lamer scene'de kullanılabilecek en ağır laflardan biri. Sözlük anlamı olarak 'topal, sakat' gibi bir karşılığı olan bu kelime scene jargonunda kısaca şeyden anlamayan, Kick Off oynayıp, NewZap ile disklere adını yazan gerizekalı anlamına gelmekte. Bundan dolayı scene'e girmesi için kişinin code, grafik, müzik gibi alanların en az birinde kendini geliştirmesi lazım. Bunu yaptıktan sonra sıra bu yaptıklarını gruplara gönderip cevap beklemeye geliyor. Burda genelde yapılan hata hemencecik ünlü olmak merakı ile
Skid Row, TSL, Melon gibi gruplara göndermek. Şu kadarını söyleyeyim bu gruplara herhangi bir şey göndermektense göndereceğiniz şeyleri çöpe atın (Daha iyisi bize yollayın). Tavsiyem bu hazırladığınız materyali nispeten daha adı duyulmamış ve mütevazı gruplara gönderin. Zira buralardan arkadaş bulmanız ve kabul edilmeniz nispeten çok daha kolay olacaktır. Bütün bunları yaparken unutmamanız gereken bir nokta daha var, yolladığınız materyalin değiştirilmemesini bir şekilde sağlayın. Bu her ne kadar müzik ve grafik için geçerli olmasa da code için geçerlidir. Aklınızda olsun, mümkün olduğu kadar source göndermeyin.
AT200:
A1200 tavsiye eder misiniz veya bir iki ay beklersek fiyatlarda bir ucuzlama olacağına inanıyor musunuz? Kerim Acar
Daha önceki yazılarda da belirttiğim gibi A1200 oldukça iyi bir hardware'i oldukça iyi bir fiyat ve software desteği altında sunan oldukça iyi bir seçenek. Kesinlikle herkese tavsiye ederim. Tabii ki makinenin iyi ve ucuz olması yeterli olmuyor. Sonuçta söz konusu olan yedi milyon kadar bir para ve bu para da kolay kolay harcanmaz. İnsan gayri ihtiyari 'Acaba bu makine ucuzlar mı?' diye kendine soruyor. Elektronik ve dolayısıyla bilgisayar dünyasında değişmez bir kural vardır. Bir hardware ilk çıktığı anda maksimum fiyata sahiptir, gittikçe ucuzlar. Çünkü ilk çıktığı anda araştırma ve teknoloji geliştirme masrafları mümkün olduğu kadar tüketiciden çıkartılır. Zamanla, yeni teknolojiler üretilip, eski teknoloji ürünü materyal daha az satar olduğunda fiyatlar gayri ihtiyari aşağı çekilir. Fakat bu olay ülkemiz gibi parası, elektronik piyasasına hakim olan Japon yeni ve Amerikan doları karşısında değer kaybeden ülkeler için pek geçerli değildir. Çünkü her ne kadar teknoloji ucuzlayıp, fiyatlar inse de dolar ve yen devamlı değer kazandığından dolayı bize pek bir ucuzlama yansımamakta. Bu ucuzlamadan yararlanmanın yegane yolu elinizde bulunan bu iş için biriktirdiğiniz parayı dolar olarak tutmak. Bu sayede siz elinizde bulunan $700 ile beklerken fiyat $650'a indiğinde gerçekten kar edersiniz. Bence yeteri kadar paranız varsa hemen bir A1200 temin etmeye bakın, eğer yoksa paranızı dolara çevirip beklemeye başlayınız.
Disket Ömrü:
Formatlamak, veya üzerine başka bir program çekmek disketin ömrünü azaltır mı? Ulaş Gökçek
Nasıl her teybin ve kasetin belli bir ömrü varsa disk drive ve disketlerin de belli bir ömürleri ve kullanılabilirlikleri vardır. Bir kasete yaptığınız her yeni kayıt bir öncekinden kötü olur. Bu kasetin digitalden çok analog bilgi içermesi ve kullandığı manyetik medyanın zamanla bozulmasından dolayı olur. Aslında disketlerde de aynı tür bir sorun vardır, fakat disk üzerinde bilgi digital olarak depolandığından kaset örneğinde olduğu gibi bir kalite düşmesi görülmez. Sadece belli bir süre sonra bazı tracklerde sorun çıkmaya başlar. Bunları kasetlerde çıkan cızırtılara benzetebiliriz. Tek farklı yanı bu tür sorunların kasette sadece ses kalitesinin düşüşüne sebep olmasına rağmen, diskte bir programın kaybına yol açabilmeleridir. Benzer olay disk drive için de söz konusudur. Nasıl zamanla bir kasetçaların devri düşer ve artık doğru düzgün ses vermez olursa disk driveda da benzer sorunlar olabilir. Sonuç olarak her disk drive ve diskin belli bir süre sonra ebediyete intikal etmesi Allah'ın emridir ve biz fanilere sadece cüzdanımıza bakıp "Ulan bu şimdi olacak iş miydi?" demek düşer. Neyse millet, bu sayılık sorular bu kadar, gelecek sayıda daha çok soruna cevap vereceğim, görüşmek üzere. Sevgiler. — KIVILCIM HİNDİSTAN