Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 30
Herşey bir başkaydı... O gün hava çok güzeldi, insanlar iyiydi, Vücutlar normalden çok daha fazla adyördü, her avrat düz giden nağmelerle intadıo gün kırk bin kişilik bir rock korosunu misafir edi- İNS N' ROSES o gün... Dünyanın en , en yırtıcırock grubu T.C. sınırları içinde şimdiye r yaptı, dev bir kasırga gibi gelip hikayesi: gün öğlene doğru mahşeri bir kalabalığa dönüşmüştü... Konser rini sabırsızlığa ve azgınlığa bıraktı, Ahmet San'ın mükemmel(!) organizasyonu sayesinde, güvenlik görevlilerinin ve polislerin sadece lerek, tekme tokat daracık bir kapıdan zar zor stada girebildik. Stada girdiğimizde hala hayatta olabilmenin sevinciyle ilk grup Soul durumdan Soul Asylum'un çıkmayacağı anlaşılıyordu, fakat Brian önünd de birikmiş topluluk, ertesi alığa dönüşmüştü... Konser uğu yavaş yavaş yemükemmeli!) ore polislerin sadece anların altında ezistada girebildik. Stasevinciyle ilk grup Soul | sahneye çıktı. Bu rdu fakat Brian e Ş Ş a değildi. Oldukça sıkı bir peri Şarkıları kadar Oueen parçastadyumu dolduruşa getirdi. Özelan hitleriyle kalabalıof my ikten sonra gel tlerinden "We ile İnönü | nde büyük bir Türk ik büyük alkış aldı. da büyüklüğünü kanıtladı ve May büyüklüğünden beklenmeyecek bir alçakgönüllülükle çıktığı sahnebir anda, bir ışıklar söndü kapkaranlık sahne yava aydınlanmaya | dı. İnsanların mü ger le sahneye fırlayan Guns, İt's So em konsere başladı. Arka arkaya arçalarla tansiyon gittikçe yükselikemli bir ş Easy ile mi
LIVE IN ISTANBUL m Ta
Her şeye değerdi, bütün stad deli gibi inliyor, binlerce insan önünde zıplıyor, çığlık atıyor, bağırıyor, ağlıyordu. Görülmemiş bir şeydi. Her şarkının başlangıcında ve bitişinde İnönü Stadı yıkılacak gibi oluyor, fakat insanlar yorulmak bilmiyordu. Patience'ın ikinci bölümünden önce Axl'ın piyanoya geçerek kırk bin kişiyle beraber John Lennon'un Imagine'ını söylemesi gerçekten olağanüstü bir andı. Grup bir buçuk saat kadar çaldıktan sonra konseri bitirdi ve sahneden indi, fakat kimse gitmiyor, koca stadyum Guns N' Roses diye inliyordu. Birkaç dakikalık bu muhteşem tezahürattan sonra grup tekrar sahneye çıktı ve yarım saat kadar daha çaldı. Özellikle, gruptan ayrılan fakat sadece "Get in the Ring" turu için konserlere katılan grubun ilk gitaristi Izzy Stradlin'i bu konserde izlemek, eski Guns'çılar için büyük şanstı. Grubun konseri bitirdikten sonra sahnenin önüne kadar gelerek seyirciyi selamlaması ve seyircilere attıkları güller, bu muhteşem seyirciye yapılabilecek en güzel jest ve teşekkürdü. Arkalarında unutulmayacak güzellikte saatler bıraktılar ve Guns N' Roses, Londra konseri için İngiltere'ye doğru yola çıktı. Konser tek kelimeyle muhteşemdi, fakat bazı kötü yanları da yok değildi. Saygıdeğer organizatör Ahmet San'ın, stadyumda yapılan bir rock konserinin, halka açık parklardaki İbrahim Tatlıses konserlerinden bayağı bir farklı olduğunu bilmiyor olması nedeniyle on binlerce insan konser öncesi azap çekti. Konsere niye geldiği belirsiz bazı hıyarların da Guns sahnede, biz yerimizde azarken "Yav bunlar niçün Don't Cry çalmıyorlar yaa" gibi yorumlarla sinir bozukluğu yaratmaları da ayrı bir rezillik! Bunlar Metallica konserine de Nothing Else Matters'ı dinlemeye gidip, topluluğun kalitesini düşüreceklerdir, ama ne yapalım, kapıdan girenlere de rock kültürü sınavı uygulayamazsın. Siz bu yazıyı okurken Metallica konseri de yapılmış olacak (umarım)!... O halde, Eylül'de Bon Jovi ve Scorpions konserlerinde görüşmek üzere!... Keep on
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 31
JIMI HENDRIX THE ULTIMATE EXPERIENCE Bazı müzisyenler vardır, zamanlarının ötesinde yaşarlar, geleceğe ışık tutarlar ve hiçbir zaman unutulmazlar. Jimi Hendrix de tüm rock gitaristleri içinde gerçekten en önemlileridir. Gitaristliğinden bahsederken her zaman atlanılan bir şey ise muhteşem besteleri ve sözleridir. Sanırım kaset kapağının içindeki "Hayal gücü, sözlerimin kaynağıdır. Kalanı ise biraz bilim kurgu ile süslenmiştir" sözü onu biraz daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Hendrix hayattayken çıkan 6 albümüne rağmen, Jimi Hendrix'in bugüne kadar toplam 34 albümü yayınlandı. Bu toplamaların çoğu epey kötü, hatta saygısız, sadece ününden faydalanarak para kazanmaya yönelen albümlerdi. 1992 yapımı bu albüm Hendrix'in gerçekten de en iyilerini içeriyor. Hatta stüdyo kaydı parçalardan öte iki tane de konser kaydı parça var ki bunlar da HENDRIX'in en unutulmaz konser performansları. Birincisi WOODSTOCK festivalinde çaldığı Star Spangled Banner (Amerikan milli marşı), ikincisi ise MONTEREY Festivalinde çaldığı Wild Thing. Albümdeki diğer müzisyenler ise: Noel Redding (bas gitar), Mitch Mitchell (bateri), Steve Winwood (org), Buddy Miles (bateri), Jack Casady (bass). Eğer JIMI HENDRIX dinlemek istiyorsanız ve hangi albümlerini almanız gerektiğini bilemiyorsanız veya bir BEST OF koleksiyoncusu iseniz bu albüm tam size göre. Edinilmesi gereken bir albüm. Tersine eğer siz de HENDRIX'in bütün parçalarının dinlemeye değer olduğuna inanıyorsanız bu derleme tabii ki yetersiz kalıyor. AEROSMITH
GET A GRIP yine rock tarihinde önemli bir yeri olan, 1970'lerden bu yana hard rock'ın gelişmesinde önemli rol oynamış olan grubun 1993 albümü. Kökleri Rhythm and Blues'a dayanan sert ve mükemmel sound'ları ile yıllardır ateşlerinden hiç kaybetmeden yaratmaya devam eden grubun son albümü olan "Get A Grip" harika bir albüm. Aerosmith'in kadrosu ise şöyle: Steven Tyler (vokal), Joe Perry (gitar), Tom Hamilton (bas gitar), Joey Kramer (bateri), Brad Whitford (gitar). Albümün birinci parçası (bir intro) bayağı bir hip hop ama korkmayın kalan tüm parçalar her zamanki sert ve güzel Aerosmith sound'unda. Eğer Aerosmith'i seviyorsanız zaten edineceğiniz bir albüm, fakat herkese tavsiye ediyorum.
İşte 1993'ün olay albümlerinden biri. İki usta müzisyeni birlikte çalışmaya iten nedenlerden biraz bahsetmek gerekiyor. Her şeyden önce Led Zeppelin müziğinde blues öğelerini en iyi kullanan grup olarak bilinir ve sevilir. Bunda da en büyük etki gitarist Jimmy Page'e aittir. Page grup dağıldıktan sonra da blues'a devam etti. Diğer yandan Coverdale, Deep Purple ile rhythm & blues ağırlıklı albüm yapıp kendini gösterdikten sonra kendi beğenileri doğrultusunda müzik yapabileceği Whitesnake'i kurdu. Hatta bazılarınca Coverdale'in Robert Plant'i taklit ettiği bile söylenmektedir. Ortak zevkleri olan blues, rhythm & blues, bir dostunun Page'e tavsiyesi ve Coverdale'in kapanan Whitesnake sayfası sonrası arayış içinde olması sayesinde bu iki müzisyen yeni bir birlikteliğe başladılar. Bu birlikteliğin ilk meyvesi olan albüm ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel. Eğer rhythm & blues seviyorsanız bu albüm yıllardır çıkanlar içinde en özellerinden biri, edinmelisiniz. BLUES AUTHORITY VOL. 1
GLENN HUGHES BLUES Son albümümüz de bayağı eski ve ünlü bir müzisyenden. Trapeze grubunun kurucularından olan, bir zamanlar Deep Purple'da basçılık ve solistlik yapan, ayrıca Gary Moore ve Black Sabbath ile de çalışmış olan Hughes'un L.A. Blues Authority ile yaptığı bu albümün basit bir adı var: "Blues". Gerçekten de Hughes her zaman için beklentileri ve yaptıklarıyla farklı bir vokalist olmuştur. Glenn Hughes'a göre bu albüm bir sayfayı kapatıp yeni bir sayfayı açacak, çünkü yıllar sonra tam istediği müziği yapıyor. Harika bir blues albümü, özellikle açılış parçası olan "Boy Can Sing The Blues" mükemmel bir parça. Mick Mars'ın slide gitar çaldığı "Can't Take Away My Pride" da ayrıca dikkat çeken güzel bir parça. Ayrıca Hughes'a eşlik eden müzisyenler de epey ünlü. Albümde çalışan müzisyenler şöyle: Glenn Hughes (bas gitar, vokal), Gary Ferguson (bateri), Craig Erickson (ritm gitar), Mark Jordan (klavye), Mick Mars (gitar), Richie Kotzen (gitar). Bu sayıdaki bütün albümler gibi alınası ve keyifli bir albüm, almanızı tavsiye ederim. YAĞMUR TATAY