AMIGA'nın Yarınları
Retro bilgisayarAMIGA 4000
Gelin bu ay sizlerle değişik bir şeyler yapalım ve Amiga'nın geleceğini tartışalım. Yazıya başlamadan önce, bazı teknik bilgileri Amiga (Future Publishing) adlı İngiliz dergisinden aldığımı belirtmek istiyorum. Öncelikle Commodore'un 1992 yılında Amiga için yaptıkları'na bir göz atalım:
Mart - BridgeBoard ilk olarak gösterildi. Nisan - A-570 CD-Rom sürücüler tanıtıldı ve KickStart 2 kitleri piyasaya sürüldü. Mayıs - Amiga 3000'ler piyasaya sunuldu. Temmuz - Amiga 500'ler için yolun sonu göründü. Ağustos - Commodore Amiga 2400'leri müjdeledi. (Hala Bekliyoruz..) Eylül - Amiga 600'lerde %25 fiyat düşüşü yaşandı. Ekim - Amiga 4000'ler piyasaya çıktı. Kasım - Ve... Amiga 1200 raflarda!, Eveeet, görünüşe göre 1992 yılı Commodore firması için oldukça hareketli geçmiş.. Ama önümüzdeki 3 yıla nazaran oldukça monoton bir yıl. Nereden mi biliyorum? Şu önümüzdeki 3 yılın planlarını okursanız eminim bana hak vereceksiniz.
DÜŞÜK MALİYETLİ GELİŞMELERLE BAŞLAYALIM * Bir çipin gücünü içindeki transistör sayısı belirler. Çipin sayısı ne kadar fazla olursa çip o kadar güçlü olur. Örnek verecek olursak, ECS çip seti 60.000, AGA çip seti ise 80.000'den oluşmaktadır. Commodore firmasının planları arasında, VLSI teknolojisi ile her biri oluşan 2 adet özel çip yerleştirmek ilk sırayı alıyor. Bütün makineler 32-Bit (Dynamic Random Access Memory) kullanacak. Bunun avantajı ise büyük miktarlardaki hız artışı olacak. * Floppy disket sürücüler 4 MegaByte'a kadar datayı tek bir saklayabilecekler. Yüksek hızlı seri portlar. Bu cümlede dikkat çeken iki şeyden ilki, yüksek hız. Böylece data alma ve gönderme çok daha hızlı olabilecek. Dikkat çeken ikinci nokta ise, port kelimesinin sonundaki çoğul eki. Commodore bize en az 2 seri portu müjdeliyor. Amiga Shopper nedense bu ikinci noktanın üstünde hiç durmamış. Aslında bu çok önemli bir nokta. 1'den fazla seri port demek, 2'den fazla Amiga'yı birbirine bağlayabilmek demektir. Bu da içlerinde Unix'in de bulunduğu pek çok noktada çok büyük avantajlar sağlar. * Kullanıcı tarafından ekran çözünürlüğü'nün ayarlanabilmesi için 57 Mhz'lik pixel- (Bu cümle sanırım biraz anlaşılmaz oldu). Yani, eskisi gibi 540x512, 320x256 gibi sabit ekran çözünürlükleri yok. 57 Mhz'lik hızın izin verdiği tüm çözünürlükleri programlayabiliyorsunuz. Sadece bu özellik bile Amiga'yı gerek PC'lerin, gerek Falcon'ların, gerekse Macintosh'ların önüne geçirmeye yetiyor (artık Atari ST'leri saymıyorum). 24 bitlik paletten seçilen 16 bit renkli animasyon yapabilme. Yani 16.8 milyon renk içinden 65.536 renk. (Yeehhaul) Yüksek hızlı blitter. Böylece yeni Amiga'lar, 1280x512 - 256 renk ekranları bile eski Amiga'lardaki 320x200 - 2 renk ekranlardan çok daha hızlı işleyebilecek. Üstelik 72 Hz'de (hmmmm democulara gün doğdu. Yeni çip setleri eskilerini tamamıyla destekleyecek.
YÜKSEK MALİYETLİ GELİŞMELER * 4 adet VLSI custom-chip. Bu da demektir ki... 1.000.000 transistör gücü. Surface-Mounting Hem dü-
AMIGA'nın
düşük maliyetli, hem de yüksek maliyetli Amiga'larda bu devre teknolojisi kullanılacak. Bu makina maliyetinin oldukça büyük miktarlarda düşmesini sağlıyor (1200'lerin niye bu kadar ucuz olduğunu sanıyordunuz?) özellikle yüzbinlerce makina üretiyorsanız. Bu teknolojinin tek kötü yanı, makinaların evde tamir imkanı kalmıyor. Çok çok uzmanlaşmış teknik servis gerekiyor (Hiç yeni model bir Sony Walkman tamir ettirmeyi denediniz mi?). Programlanabilir pixelclock 57 Mhz ve 114 Mhz arasında değişiyor. Bilgi için yukarı- 32-Bit veya 64-Bit VRAM (Video Random Access Memory) kullanma. Bu çipler hızı oldukça arttırıyor fakat bu çiplerin kötü yanı, çok pahalı olmaları. Her türlü grafik işlemi sırasında sıkıştırma uygulanacaktır. Bu hardware yardımıyla olduğundan hız düşmesi hemen hemen hiç görülmeyecektir. özelliği de olacaktır. Frame-Grabbing: animasyonlardan kare almak şeklinde açıklanabilir (mi?), fakat bu terim videodan tek kare görüntü sayısallaştırma (digitize) işleminde kullanılır. * Süper hızlı seri portlar. Düşük maliyetli makinaların portlarının çok daha hızlı olanları, * 32-Bit ve 32-Bit işlemci slotu. Böylece Amiga tamamen 32-Bit, süper-hızlı bir makina kimliği kazanıyor.
YARINLARI
Gerçek 24-Bit grafik gösterimi. Böylece hiçbir karta ihtiyacınız olmadan 16.8 milyon renkle çalışabiliyorsunuz. 8 kanal, 100 kHz, 16-Bit ses. Sonunda Commodore, ses alanında da bir şeyler yapmaya karar verdi. Bence bunun çok daha önceden yapılması gerekiyordu ama buna da şükür. "16-Bit ses de ne?" diye soracaklarınız olursa, en basit anlatımla; CD kalitesinde ses. 4 ay içinde Amiga 4000 için bir DSP (Digital Signal Processor) üreteceğini de açıkladı. DSP, dijital sinyaller üstünde sınırsız işlemler yapma imkanı tanıyacak. Yapabildiklerinden bir örnek vermek gerekirse; ses efektleri üstünde gerçek zamanlı efektler üretebilme yeteneğine ne dersiniz?
AMIGADOS PLANLARI OS3.1'de Intuition ekranları saniyede 200 kereden fazla double buffer yapıyor (biraz abartılmış gibi değil mi?). Böylece window'lar çok daha güzel kayacak, grafiklerde en ufak bir pürüz bile göremeyeceksiniz. Network için printer ve dosya paylaşım metodları geliştirmiş. Yeni İşletim Sistemi, DSP'yi de (Digital Signal Processor) destekliyor. Ayrıca yeni bir grafik sistemi kullanıyor. Retargetable Graphics denilen bu sistem sayesinde, grafik donanımının her değişmesinde yeni software yazılmasına gerek kalmıyor.
DİĞERLERİ Her Amiga'nın içine bir CD-ROM drive. Commodore şu anda 68060'lı makinaların prototipini yapıyor. (68060'lı olanları çoktaan yapmışlar...)
BENCE Şu andan itibaren yazacağım her şey gözlemlerim ve şahsi yorumlarımdır ve her zaman tartışmaya açığım. Açıkça 1992'ye kadar, Commodore'un politikasını hiç tutmamışımdır. Hele hele Amiga 600'ü çıkarıp da Amiga 500'ün üretimini durdurduklarında Commodore'a çok kızmıştım. Fakat daha sonra Commodore'un satış politikası açıklığa kavuştu ve hiç de o kadar haksız olmadıklarını anladım. İlk önce Amiga 600'leri piyasaya sürdüler çünkü oyun makinaları pazarında bir yer kazanmak istiyorlardı. Hatta 600'ler için "Console-Beater" diyorlardı. Çünkü hem oyun konsolları kadar ucuzdu, hem de bir oyun konsolunda yapamayacağınız şeyleri yapabiliyordunuz. Biraz daha ciddi olanlar için Commodore firması 1200'leri çıkardı. 1200'ler rüya makinası diyebileceğimiz, Amiga'nın üçüncü nesil modellerinin en küçük üyesi. Commodore 4000 modelini çıkarttı. Önümüzdeki aylarda ise A2400'ün çıkmasını bekliyoruz.
Belki de AMIGA'nın gelecek modellerinden biri de aşağıdaki CD-Console olacak
A2400'ler A2000'lerin yetmediği kişiler için tam bir kurtarıcı. Hem A4000'ler kadar pahalı değil, hem de oldukça yetenekli ve hızlı makinalar. Amiga'yı diğer bilgisayarlarla kıyasladığında oldukça şanslı görüyorum. Kimilerinizin "Hadi canım sende!" dediğini duyar gibi oluyorum. Fakat gelin bunu birlikte irdeleyelim. İlk önce Atari firmasından başlayalım. Atari'nin 520ST ve 1040ST modelleri zaten A500 ve A2000'lerle birlikte tarihe karıştı. Atari'nin yeni umudu Falcon ise (ki ilk çıktığında Amiga katili olarak lanse edilmişti) üçüncü nesil Amiga'lar tarafından gölgede bırakıldı. Zaten Falcon iyi bir bilgisayar olmasına rağmen Atari firmasının pazar küçüklüğü nedeniyle daha baştan kaybetmeye mahkumdu. Atari'nin en büyük eksikliklerinden biri de Amiga'nın A4000, A2400 gibi high-end (yüksek teknoloji - yüksek fiyat) makinalarıyla kapışacak modellerinin olmamasıdır. (Yoksa MegaST'yi A4000'le mi kıyaslıyorsunuz?). Bu eksiklik Atari'nin pazar payını komple düşürmektedir. Gelelim Macintosh'lara, Amiga'larla birlikte teknoloji zirvesini paylaşıyorlar. Fakat Mac'lerin dezavantajı, fiyatları. Tamamıyla aristokrat bir makina ve çoğu kişi Mac'lere bu kadar para yatırmak yerine daha üst sistemlere, örneğin Silicon Graphics iş istasyonlarına yöneliyor. (Amiga seviyesinde bile olmayan renksiz, en fazla 2Mb RAM takılabilen ve 'aristokratların gaz tenekesi' diye adlandırılan bu 68000 tabanlı çağın gerisinde kalmış makinaların indirimli satış fiyatı sadece ve sadece 1195 Amerikan Doları). Vee.. Son yıllarda ülkemizde oldukça revaçta olan sistemler, PC'ler. PC'ler bulundukları yere kadar sadece IBM'in inanılmaz başarılı satış politikası sayesinde geldiler. Teknoloji olarak yakın bir zamanda gerek Amiga'ların, gerekse Mac'lerin gerisinde kalacaklar. Bunun sebebi IBM'in sürdürdüğü satış politikası. Bu satış politikası müthiş satış yapmalarını sağladı fakat aynı zamanda teknolojide büyük adımlar atılmasını engelledi. PC piyasası şu anda en ufak bir uyumsuzluğu kaldıramayacak durumda. Kabul edersiniz ki, bilgisayar piyasasında önemli adımlar atmak için, bazı uyumsuzlukları göze almak gerekir. Commodore'un şimdiye kadar yaptıklarını gördünüz. Daha sonra yapacaklarını da sizlere kısaca anlatmaya çalıştım. Üçüncü nesil Amiga'lar müthiş makinalar ve gittikçe de gelişiyorlar (Amiga'ya “oyun makinası" gibi komik yakıştırmalar yaparlar, bakalım şimdi ne yapacaklar?).
1995 Yılında Bunları görmek için çok sabırsızlanıyorum. Geleceği oldukça parlak. Piyasanın güçlü, her kesime (konsol piyasasına bile) hitap edebilen ve ucuz bilgisayarları olarak size de sevimli görünmüyorlar mı?
VOLKAN UÇMAK