Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 46
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 47
(bu sefer sadece 2 tane i var), tahmin edebileceğiniz gibi, büyük sükse yapmış Gobliins oyununun ikincisi. Fingus ve Winkle adlı iki şirin cin, Kral Angoulafre tarafından, sevgili (biraz aptal) oğlu Prens Buffoon'u kurtarmak üzere görevlendirilmişler. Prens, Amonlak adlı bir iblisin elinde hapis. Onu kurtarmak ise sadece sizin tarafınızdan başarılabilecek zorlu bir görev. Başarmak üzere görevlendirilmiş olan iki cinden biri (Fingus) akıllı ve becerikli, öteki ise kuvvetli. Yani birbirlerini çok iyi anlıyorlar. Bu yüzden 1 boyunca yapılacak işleri çok iyi bir şekilde paylaştırmanız şart. Mesela köyde, kapının yanında duran düğmeyi Winkle'a gösterirseniz, sadece bakıp kafasını kaşıyor. Ancak Fingus bu düğmeye basılması gerektiğini hemen kavrıyor. Kafası zehir gibi çalışıyor keratanın. Oyuna başlar başlamaz, bir şey fark ediyorsunuz; oyun ilkine göre çok daha her odayı ayrı ayrı çözerek ilerlemeniz gerekiyordu. Bu oyunda ise tüm ekranlar (ve tabii ki bilmeceler) iç içe. Yani ortalığı çok daha fazla anlamanız, olayı çok daha iyi anlamanız gerekmekte...
Oyuna başladıktan sonra uzuuun bir süre hiçbir şeyi başaramıyorsunuz. Ne yaşlı adamların istediğini yerine getirebiliyor, ne de onlara ait olan şişeye el koyabiliyorsunuz. Sol taraftaki tavuğa bakmaya çalışınca da ya elinizi ısırttırıyorsunuz, ya da tavuğun boğazını sıkıyorsunuz. Bunun en büyük sebeplerinden biri de, ilkinin aksine, Gobliins 2'de tek işi yaparken bile iki cini ortaklaşa kullanmanızın gerekliliği. Mesela, yaşlı
Kolaysa bunu bir de dev'e yapmayı deneyin!
adamlarla konuştuğunuzda, onları güldürmeniz gerektiğini anlıyorsunuz ve bu adamlar sadece Winkle (aptal olanı) köyün tek salam sahibi olan adamdan salam çalmaya çalışırken dayak yediğinde gülüyorlar. Winkle tokadı yiyip uçmaya başladığında, Fingus'u sinsice yaşlı adamların arkasından dolaştırıp, şişeyi almaya çalışırsanız, gülmekle meşgul olan adamlar sizi fark etmiyorlar (hemen sevinmeyin, tam çözüm verecek değilim).
Bu sayede olaylar zincirinin ilk halkasını nasıl açacağınızı öğrendiniz. Oyunun kalanını çözmek size kalmış. Ama gene de size birkaç amacı söylemek istiyorum. Birincisi, büyücünün sizinle görüşmesini sağlamak için evinin dışında yaramaz bir çocuk gibi davranmalı, dama çıkmalı, pencerelerden bakmalı, gerekirse bacadan içeri atlamalısınız. Unutmayın, yeterince ısrarcı davranırsanız ya dayak yersiniz ya da istediğiniz şeyi yaparlar. İkincisi, horul horul uyuyan bir devi uyandırmak için en iyi yolun mis gibi kızarmış yumurta kokusu olduğunu asla unutmayın. Üçüncüsü, elinizi ısırıp duran birinin boğazını sıkıyorlarsa, fırsattan istifade, kafasına vurun. Bu asla korkaklık değildir. Hayatta fırsatları değerlendirmelisiniz. Bu oyunu cazip hale getiren şey, hemen hemen her hareketinizde bir espriyle karşılaşmanız. Yapmak istediğiniz şeyi başarsanız da, başaramasanız da bir taraflara sıkıştırılmış bir iki kahkaha mutlaka bulunuyor. Bunun yanında hem son derece kaliteli grafikler, hem de inanılmaz derecede komik tiplemeler sayesinde oyunun kalitesi artmış. Ama bunların yanında oyunun yükleme işlemlerinin insanı gereksiz yere uğraştırdığını da söylemeden geçemem (gül ve diken). Fakat yine de, bana sorarsanız kesinlikle kaçırılmaması gereken bir oyun.
BARIŞ OKAN