64'ler sayı 43, sayfa 59

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 59

Hayatımın bu noktasında durup düşünüyorum ve anlıyorum ki... Ben bir hiçim. İsterseniz itiraz edin, bağırın çağırın, yırtının ama siz de birer hiçsiniz. Biz koca birer hiçiz. Çünkü ben kendi yönümü çizmekten acizim. Ben dünümle gurur duymaktan acizim. Yarınımı planlamaktan acizim. En kötüsü anı yaratmaktan acizim. Atan benim kalbim ama aslında fikirlerimde, ideolojimde, zevklerimde ve hatta nefretlerimde hep bir fare gibi birilerinin kobayı mı olacağım? Tanrım söyler misin bana, eğer ben saksıdaki bir çiçek gibi yaşamak zorundaysam bana bu beyni niye verdin. Benim bu kadar aciz olduğumu Future Wars'ı, ne de Op.Stealth'i bir kez bile yükleyip oynamış değilim. Birincisi çıktığında benim Amiga'm yoktu (aslında hala yok), diğerinde ise ben tatilden dönene kadar bizim çocuklar oyunu bitirmişti. Bunca zamandır Delphman göstermek zorunda mıydın? Aslında görmem bir bakıma iyi, acı çeksem bile en azından uzaktan seyrettiğim güzel grafikli garip şeyler oldular. Ama bu kez bir şeyler kaçırdığımın başkaları hazırlıyor Ben de lokantada menüden yemek seçen biri gibi onların hazırladıkları seçeneklerden birini seçiyorum. Belki bir noktaya kadar özgürüm, istediğimi alma hakkım var, ama, maddeleri başkaları hazırladıktan sonra ben böyle özgürlüğü ne yapayım? Hem burda söz konusu olan salatama hangi sostan koyacağım değil, benim mutlu yaşamıyorum. Ama lanet olsun, madem ben görüyorum, niye diğerleri göremiyor? Niye onlar bu kadar körler? Neden onlar bu kadar aptalken ben çıbanbaşı durumuna düşüyorum? Kendi aptallıklarıyla beni yargılıyorlar asıyorlar, ve ben bunun karşısında bile acizim. Kendi ipimi bile çekemiyorum. Lanet olsun, galiba deliriyorum... Ama ben hep böyleyim zaten. Biliyorsunuz;

manasıyla bir şaheser. Özellikle grafikler ve atmosfer açısından gördüğüm en güzel oyunlardan biri, Tabi her zamanki inatçılığımla bu oyun text olsaydı çok daha mutlu olurdum diyorum ama buna da bin şükür. Konu her ne kadar bayağı olsa bile zaten bir dedektif oyunundan daha fazlasını beklemek yanlış olurdu. Bu oyunun isteyerek veya istemeyerek benim tutum. Herkes yediğimi, içtiğimi, gün ve hatta hatada bu arada içinde kalmasın, benim de bir şikayetim var, hem Cruise için hem de Rise of the Dragon ve AL için biliyorum. Sırf anarşi olsun diye on:

bil zevk vermiyor. Çünkü sonuç olarak bu da onların bir oyunu, ben kendi çapımda devrim yapıp ters düşecek yollar seçerken onlar oturmuş bunun acısını le) Ne diyim, sağolun be! Bu ay uzun geceler boyunca güneşin doğmaması tereddüt elimizdeki aletin yetenekleri ve hız sınırları belli. Firmalar bunu acımadan bir oyun üzerinde Cruise onlar. Ve işin en kötü yanı, şöyle veya böyle, her seferinde beni dağıtmayı başarıyorlar. Beynim sosyal, domestik, kültürel veya sadece gıcığına hazırlanmış kafeslerin içinde ben niye varım? Benim kapladığım hacmi herhangi biri de işgal edemez mi? Herhangi bir embesil bu tercihleri benim yerime yapamaz mı? Her başkaldırışımın anında ezilip bastırılması problem değil, lanet edip mücadeleye devam etmek zaten hayatın tek amacı ama bu bir gün bitmeyecek mi? Beni oturduğum sandalyeye, yaşadığım topluma, okuduğuma, gördüğüme bağlayan bu itiraf edeyim, den çok şey kaybediyor. Hele Rise of the Dragon'da oyuna girebilmek için 32 kere disket değiştirince sinir oluyorum. İş öyle bir noktaya geliyor ki, oyuna tap-

METALLIC SPECIAL Metallica'nın yeni albümünün şenlikleri layı:

AN | Bu ay tam 7(yedi) sayfa!!

zincirler hiç Ben ter bile di ya sevgili kahramanınızın ekranın bir ucundan diğerine sallana sallana gitmesini beklemekten yıpranan sinirlerinizi kurtarmak için vazgeçmek zorunda kalıyorsunuz. İlerlemeye karşı değilim, ama bunun acısını kullanıcı olarak biz çekeceksek ben I'in kutu kutu grafiklerine razıyım. Sıra ıssız bozkırlarında dolaşırken gözlerimin önünde bir an için belirip sonra beni sonsuz yalnızlığımla baş başa bırakan kağıt parçalarına geldi; yani mektuplarınıza:

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.