Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 83
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 82
Sonunda beni kilitledikleri yerden çıkabildim. Geçen ayın oldukça büyük bir bölümünü depoda meditasyon yaparak geçirmek zorunda kaldım. Nedense yayın kurulu geçen ay benim yazım yerine içinde 8 kere 'sayın' lafı geçen öbür yazıyı yayınlamayı tercih etti. Biraz itiraz etmeye çalışınca da beni kibarca depoya davet edip, oraya kilitlediler. Ama artık özgürüm, hem de yaptığım meditasyon sayesinde sizlere sonsuzluğun sonundan bir SON SAYFA getirdim. Kendinize dikkat edin. Depo'da bazı ilginç şeyler öğrendim. Mesela SimCity'nin programcısı oyun için bütün ilhamı Raid On Bungeling Bay adlı shoot-em-up'tan almış. Ben alakayı pek çözemedim. Bu oyunu hiç gördünüz mü bilmem ama bende hoş anıları vardır. Bir zamanlar bu oyunu saatlerce oynarken bizim evdeki televizyonun tüpü yanmıştı. (Bakı-
ADI: Bahadır AKCAN KODU: BAHTIR, HOOLIGAN Bahtır arkadaşımızı en iyi anlatacak şey sanırım ve. wi $8000, dff0096 interrupt extend flag BPLCON0 olur. Bir şey anlamadınız ar araba markası zannettiğimiz şeyleri bize açılar. Disklerimiz bozulduğunda da genelde Bahtır'a başvururuz. Ya tamir eder ya da bir daha ebediyen kullanılmayacak bir hale getirir. Bir kötü yönü, masanızda gördüğü dosyalara, veya odanızdaki kapalı çekmecelere karşı dayanılmaz bir ilgi duymasıdır. Bunları büyük bir zevkle karıştırır. Bir an arkanızı dönersiniz, bir de bakmışsınız 2 ay hiçbir aradığınızı bulamıyorsunuz!
nız: Suratımdaki yara izi) 64 oyunu yapan firmalar tamamıyla kartuş formatına geçiyorlarmış! (Bunu bizim haber sayfasından öğrendim) Bu bayağı kötü bir haber ama ben haberleri yazan dostumuz kadar karamsar değilim. Bilirsiniz bizim bilgisayar piyasasında taklitçilik oldukça ilerlemiş bir alandır. Kartuşlardan birini eline geçiren ilk bilgisayarcı bulacağı bir çekiç, iki vida, bir eski araba lastiği, 3m ip ve öğle yemeğinden arta kalan bayat simit sayesinde hemen bir aynısını üretebilir. Hazır laf kopyacılıktan açılmışken, dergiye yazan pek çok okuyucumuz Orijinal diye aldıkları fotokopilerden şikayet ediyorlar. Evet bu da olayın bir diğer yönü, pek çok yerde oyunlar böyle satılıyor hem de inanılmaz fiyatlarla. Şimdilik yapabileceğimiz tek şey ya gerçekten orijinal oyun satan bir firma beklemek, ya da bu kopyaları almamak. Taklitçiler o kadar azdılar ki, bizi bile taklit ediyorlar! Yuh artık yani, insan haddini bilir, ne taklit edilebilir, ne edilemez anlar! Bazı dostlarımız kendi çaplarında dergicilik oynuyorlar ama sizin de bildiğiniz gibi 64'ler DERGİSİ öyle üç tane orta kalite elemanla taklit edilemez! Bu ay sinirlenmemem lazım, sinirlenince sayfamı elimden alıyorlar. Neyse çocuklar, oyununuz bitince ortalığı toplamayı unutmayın. OK? SON SAYFA'ya mektup yazan arkadaşlara binlerce teşekkürler. Sayenizde depodaki günlerimde mutlu oldum. Lütfen mektuplarınıza devam edip SON SAYFA'nın yayın hayatını sürdürmesine yardımcı olun! Önerilerinizi inceliyorum. Rumuz yazmayıp adımı yazmamı istiyorsunuz, size yanıtım ıhııh! Olmaz! Ben canımı sokakta mı buldum? Bu kadar free takıldıktan sonra bayağı düşmanım oluyor. Yazarlar bölümünde Abdurrahman Abi'yi (sayın patronum!) tanıtmam önerisi ise bence en az diğeri kadar tehlikeli! Ben işimi sokakta mı buldum? İlk 20 köşesini isteyen arkadaşlar ise biraz sabırlı olsunlar, yazarlarla işim biter bitmez o bölüme tekrar başlayacağım! Şimdilik bu kadar, eğer gelecek ay büyük bir aksilik olmazsa tekrar burada görüşürüz. Eğer beni burda bulamazsanız, depoda olacağım sanırım. Yanınızda beni bir de çilingir getirin.