Snooker-

bilardo oyunu, bilardonun gerçek zevkini verememişti. Genelde sıkıcı, biraz da manasız oyunlarla karşılaşmıştık. Galiba bu sefer doğru dürüst bir şeyler hazırlanıyor. IK+ ve Dropzone gibi klasik oyunlardan tanıdığımız programcı Archer Maclean gelmiş geçmiş en iyi bilardo simülasyonunun üzerinde çalışıyor. Vektör grafikler ve ilginç 'bilardo' müzikleriyle süslenmiş olan oyunun her şeyi hazır ama henüz bir ismi yok.

OF the FTAJ

Level 9 adventure'cılara ihanet ettikten sonra üzerinde çalıştığı sonunda hazırladı. Of the Raj Cinemaware stilinde bir oyun ve Uzak Doğu'da geçiyor. Amacınız hazır hükümdarın gücü zayıflamışken fırsattan yararlanıp ülkeyi ele geçirmek. Kendinize bir strateji çizip oyunu buna göre oynarken zaman zaman joystick'le oynanan alt bölümlerle karşılaşıyorsunuz. Grafikler mükemmel görünüyor ama bence bu oyunu hep beraber protesto edelim. Adventure'ı terk etmek ne demekmiş görsünler. Rından geçilmiyor. Bu kez onlardan pek alışık olmadığımız bir oyunla karşı karşıyayız. Gerçekçiliği prensip edinen firma biraz uçup bir uzay simülasyonu hazırlamışlar. Dünya artık yaşanmaz hale gelince insanlar için uygun başka bir gezegen bulma görevi size kalıyor. Bu kez oyun aracı uçurmaktan daha çok karşılaştığınız yeni cins yaratıklarla iletişim kurma ve en uygun gezegeni bulmaya dayanıyor. Hem hem de simülasyoncuları memnun edebilecek bir oyun.

M.U.D.S. Sporu seviyor-

sanız ama centilmenlikten ve kurallardan hoşlanmıyorsanız sizin oyununuz hazırlanıyor. Acımasız, çirkin, alçakça bir spor olan M.U.D.S.'da tek amaç kazanmak. Gerekirse koşarak, savaşarak, her türlü faul yaparak, ısırarak, tekmeleyerek, hile yaparak ve dövüşerek takımınızı zafere ulaştırmaya çalışıyorsunuz. İlginç zırhlar giyiyorlar ve birbirlerini ölümüne sakatlamaktan kaçınmıyorlar. Bu vahşeti pek yakında hep beraber yaşayacağız.

Kuzey Atlantik'te bir yerlerde bir Rus filosu saklanmakta. Bunu birilerinin bulup yok etmesi gerekecek, benim yapacak halim yok herhalde, görev doğal olarak size düşüyor. HARPOON adlı en son strateji oyununda emrinizde koskoca bir filo var. Birkaç denizaltı, savaş ve uçak gemileri ve gözcü uçakları filoyu bulmanız için yeterli olur sanırım. Bulmak işin kolay tarafı, bulduktan sonra batırmanız gerekecek. PSS gibi konusunun üstadı bir firma tarafından hazırlanan oyun grafik güzelliğinden çok yarattığı gerilim ortamına dayanıyor. Yakında Amiga'da hazır olacak. 64'te beklemek ise sanırım hayal olur.

Wings'den sonra Birinci Dünya Savaşı'nın hava savaşları pek bir moda oldu. Şu anda

bu konuyla ilgili hazırlanan 4 oyun var. Bunlardan birisi Knights of The Sky. Bu oyun konusunun üstadı MicroProse tarafından hazırlanıyor. Wings'e göre daha “ciddi” bir oyun. Bu firmadan görmeye alıştığımız simülasyonlar kalitesinde ve vektör grafiklerle hazırlanmış. Firmanın söylediğine göre oyunun stratejik özellikleri de ağır basacak.

RUNNER

Atari firmasının S.T.U.N. Runner adlı arcade'i geçen sene oldukça büyük gürültü koparmıştı. Şimdi oyun bilgisayarlar için hazırlanıyor. Arcade makinesinin en büyük özelliği üzerine oturabileceğiniz motosiklet şeklinde bir oturağı olmasıydı. Tabi bu bilgisayarlarda pek mümkün olmuyor ama grafikler ve oyunun inanılmaz hızı en iyi şekilde bilgisayara geçirilmiş. Grafik olarak sade olan oyunda tünellerde aşırı hızlarla ilerliyor ve karşınıza çıkan rakiplerinizi yok ediyorsunuz. Turbo Warp'ınızı kullandığınızda öyle bir hıza ulaşıyorsunuz ki rakiplerinizin içinden geçebiliyorsunuz. Çok yakında hazır olması gerekiyor.

MENT: 70 MPH © AT

Lotus'taki iki oyuncunun oynamasına izin veren sistem hoşunuza gittiyse bu sisteme yeni bir boyut getiren bir motosiklet oyunu hazırlanıyor. Bu kez ekran boylamasına ikiye ayrılmış ve yeni bir grafik sistemi sayesinde oyuna hız eklenmiş. İsterseniz dünyanın ünlü pistlerinde, isterseniz Amerika'nın taşlı yollarında, isterseniz de kendi dizayn ettiğiniz pistlerde yarışıyorsunuz. Pek çok arkadaşı birbirine düşürecek olan oyun yakında

Spa oyun olarak biraz zayıftılar. Sanırız Readysoft da bu- — sorarasanız biraz Ivanhoe'ya benziyor.

nun farkında, çünkü yeni oyunlarında başka bir sistem programcılar Commodore 64'te bile mükemmel bir yorlar. Simgeleri haline gelen animasyonlardan bi- grafik kalitesi elde etmeyi başarmışlar. Bakalım bu kez raz fedakarlıkla bu kez daha fazla oynanabilirliği olan kaç disk olacak? bir oyun hazırlıyorlar. Wrath of the Demon, kılıcıyla deni

Artık istediğiniz oyunları her- GAME GEAR! yerde oynayabileceksiniz. Bili- yoruz daha önce de portatif oyun makinaları yapılmıştı ama bu seferki farklı. Çünkü GAME GEAR diğer aletlerin yanında sudan ucuz kalıyor. Sega bu sayede oldukça fazla sayıda alet satmayı planlıyor. GAME GEAR 4096 renge, 3 kanal stereo sese ve oldukça ucuz oyunlara sahip. İsterseniz televizyon (biraz küçük) olarak da kullanabiliyorsunuz. İki oyuncu bir kablo yardımıyla birbirlerine karşı oynayabiliyorlar. Sega arcade'lerdeki bütün oyunlarını bu alet içinde çıkaracağına söz veriyor. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben bu bayan ne salıyorsa 10 tane almaya hazırım.

ANCO firması Kick Off 2'yle bir altın madeni buldu. Sürekli çıkarmayı planladıkları Data Diskler oyunun sadık hayranları tarafından kapış kapış alınıyor. En son hazırlanan Final Whistle isimli Data Disk'te korner, penaltı ve taç atışları geliştirilmiş. Yeni bir 2 Player Mode da eklenmiş. Bunda Player 1 topa en yakın oyuncuyu oynarken Player 2 istediği pozisyonda oynayabiliyor. Eklenen yeni saha çeşitleri de cabası: Wembley, Icy,

Muddy, Non-League. Bunu da kaçırmasanız iyi edersiniz.

ce Ace ve Dragon's Lair iyiydiler, güzeldiler ama — şeytanın peşine düşen bir kahramanın hikayesi. Bana

Çok gizli : Ajan 007. Council For World Domination (CWD) adlı terörist grubu şehri istila edip tamamen ele geçirdiler. Görevin masum insanların ölümünü engelleyip teröristleri etkisiz hale getirmek. Bu dergi sen yazıyı okuduktan 10 saniye sonra kendi kendini imha edecektir. Bol şans 007!!! Saate bakıyorsunuz... sabahın 5'i. Dolaptan favori

LUP 076700 kostümünüz olan beyaz gömleğinizle siyah pantolonunuzu alıp çarçabuk giyiniyorsunuz. — Çekmeceden de siyah papyonunuzla silahınızı kılıfıyla birlikte

TIME 49

SEY

alıp gömleğinizin üstüne giyiyorsunuz. Dergimiz hala elinizde... Ajanımız Spy görev yerine bir uçakla gider fakat radarla tespit edildiğinden peşine terörist dolu bir uçak düşer. Spy uçağı otomatiğe alıp paraşütünü takar ve şehrin 5000 feet üstünden kendini boşluğa bırakır. Oyunumuz buradan sonra başlıyor. Önce sizin ajanınızın kodunu yazıp Spy'ı uçaktan atlatıyoruz. Ekranda sizin adamınız beyaz gömlekli olandır. Diğerleri ise peşinizdeki uçaktan atlayan düşman paraşütçüler. Sizi canla başla durdurmaya çalışacaklardır... Adamlar çok yüksekte olduğundan ha-

vada paraşütlerini açmadan yavaş bir hızla aşağı yani şehre doğru düşmektedirler. Düşmanlara fazla yaklaşırsanız size yumruk atarlar veya silahla ateş açabilirler. Sizinde eliniz kolunuz bağlı değil tabiki... tabancanızla onları bir bir aşağı indirebilirsiniz. Tabancasının sınırlı olan mermilerini vurduğunuz paraşütçülerden toplayarak çoğaltabilirsiniz. Ayrıca enerjiniz ve zamanınız da kısıtlı. Enerjiniz tükenecek olursa 2 adet olan kredilerinizden birini kullanabilirsiniz. Mermilerinizin sayısını ekranın alt kısmında "Ammo" yazısının yanında görebilirsiniz. Enerji ve haklarınız da mermi sayısının yanında Life yazısı ile temsil edilmiş. Bunun dışında skorunuzu ve kalan zamanınızı da ekranın altında görmeniz mümkün. Sağda da bir kare içinde kullandığımız silah gösteriliyor. Onun altındaki büyük silah resmi ise oyunu çok orijinal yapan şeylerden biri. Bu Siy'ın altın silahıdır. Ve kullanılabilmesi için belli düşman askerlerinden toplanması gereken özel mermiler var. Özel olan mermiler G harfi ile karşınıza çıkabiliyor ve de aldığınızda yukarı doğru bir yıldız kayıyor. Eğer altın içini doldurabilirseniz onu kullanabilirsiniz. Bu silah gerçekten de epey güçlü. Ha bundadır ha şunda yapıp biraz da dişinizi sıkarsanız sonunda şehre ulaşıp paraşütünüzü açar ve yumuşak inişe geçersiniz. Oyunun ikinci bölümünde 1 yerde iken kontrol ediyoruz. Ajanımız bu sefer de Beyaz Saray'ın önünde teröristlerle savaşıyor. Karşınıza bir çok asker ve engel çıkacaktır. Köpekler, variller, uçan adamlar ve şişko Hintli askerler. Altın silahımız için gereken kurşunlar genelde bu Hintlilerde oluyor. Onları özellikle deşmenizi tavsiye ederim. Bu bölümü kaplayan grafik gerçekten çok güzel hazırlanmış. Büyük heykelin önüne geldiğinizde bir gurup terörist daha üstünüze gelecek. Ekranın altındaki "Enemy" yazısının yanında bulunan çizgi sona erdiğinde saldırı kesilecektir. Siy buradan sonra etrafa bir göz atar ve tam köşeden döndüğünde bir arabadan ateş açılır. Araba bir anda gözden kaybolur. Bizimki de boş durur mu? Hemen orada park edilmiş motorsiklete atlayıp arabanın peşine düşer. Bu arada Siy'in aklında bir şey daha vardır. Şehirle beraber ele geçirilen rehineler arasında sevgilisi de bulunmaktadır. Motorsikleti ile Siy yola düşmüştür. Ama takip hiç te sandığı kadar kolay olmayacaktır. Çünkü yolda ondan başka motorsikletli manyaklar da vardır. Ayrıca sırtlarında mini jetleriyle bazı uçan adamlar da havadan ateş açacaklardır. Bu bölüme bayılacağınıza eminim çünkü motorsikletle çok güzel hareketler yapabiliyorsunuz. — Bazı anda arkanızdan uçarak la atlıyorlar. Tabi size ateş etmeleri de Allah'ın emri. Ama siz de onlara ateş edebilirsiniz. Kısa bir süre sonra kaçmakta olan arabaya yetişiyorsunuz.

Arabanın sizi bir gemi limanına getirdiğini fark ediyorsunuz. Motordan indiğinizde üstünüze doğru gelen teröristleri görüp silahınızı çıkartıyor ve limandaki gizemi çözmeye çalışıyorsunuz. Limanda ilerlerken ikinci bölümdeki gibi adamlar saldıracak. Onlara günlerini gösterip den biri ile gemiye tırmanın. Gemide bir süre ilerledikten sonra bir ipin üstündeki kancaya atlayıp karşı gemiye geçiyorsunuz. Burada da biraz ilerledikten sonra dev bir dövüşçü ile karşı karşıya geleceksiniz. Ona silahınızla ateş edin. Ama size vuracak olursa ki bu çok yüksek bir ihtimal, silahınızı kaybedersiniz ve dövüşmek zorunda kalırsınız. Bence dövüşmek çok daha zevkli. Uçarak tekme falan atarak onu etkisiz hale getirdikten sonra dalgıç elbiselerini üzerinize geçirip suya atlıyorsunuz. Siy şimdi dalgıç oluyor. Elinde zıpkınıyla denizin derinliklerinde ilerlerken karşısına düşman dalgıçlar ve köpekbalıkları çıkıyor. Arasırada düşen mayınlara da dikkat ederek bölüm sonunda sizi bekleyen dev köpek balığı ile karşılaşırsınız. Onu ağzından vurarak öldürün ve bu bölümü de bitirin. İşte şimdi de sevgilimizi kurtarmaya gidiyoruz. Burası bir fabrika... hareketli raylarıyla, kancalarıyla ve de teröristleri ile şirin bir fabrika. Bu bölümde kancalarla oradan oraya geçmek çok tatlı oluyor. Fabrikanın sonunda teröristlerin başının görüntüsünü göreceksiniz. Ona bir şey yapamazsınız çünkü o sadece bir aldatmaca ve size esas saldıracak olan onun kaplanı, kaplanı yenerseniz sevgilinizi kurtarıyor ve onu güvenli bir yere götürüyor ve aldığınız bilgiye göre yeri belirtilen mağaraya gidiyorsunuz. Mağara da teröristlerle dolu. Sürekli aşağı atlayarak baya derinlere iniyoruz. Ve düzlüğe ulaştığımızda bir denizaltı karargahına giriyoruz. Buradaki denizaltı grafiği gerçekten görülmeye değer. Karargahın sonunda açılıp bir devle dövüşmeniz gerekiyor. Bu adam size çelik şapkasını fırlatıp öldürmeye çalışıyor. Ona ancak şapkasını fırlattığında zarar verebilirsiniz. Onu öldürünce tekrar dalgıç elbisemizi üstümüze giyip denize dalıyor ve ikinci denizaltı karargahını aramaya koyuluyoruz. Beşinci bölümdeki gibi su altında dalgıç kıyafetimizle ilerlerken diğerleriyle savaşıp karargaha yüzerek giriyorsunuz. İçerde sizi dev gibi bir dalgıç robotu bekliyor hem kolunu uzatabilen ve hem güdümlü füze atabilen bu alet sizi zorlayabilir. Ona dünyanın kaç bucak olduğunu gösterip üçüncü karargaha gidiyorsunuz. Burası teröristlerle dolu bir yer. Binanın sonuna ulaşmanız bu bölümü geçmek için yeterli olacaktır. Artık son bölüme geçiyoruz. Son bölümde teröristlerin başkanıyla ve onun fırlatmaya hazırladığı nükleer füzesi önünde karşılaşıyorsunuz. Ona ulaşmadan evvel diğer büyük düşmanlarla bir kez daha karşılaşıyorsunuz. Merdivenle çıktıkça her biri teker teker saldırıyor. Ve en tepede de sizi patron bekliyor. Onu yakalamak için bir an önce önünüzdeki lazer hattını kaldırıp (ateş ederek) yanına gitmelisiniz. Çabuk olmazsanız tepeden inen kazıklar sizi şiş kebap yapar. Patronu da yakalayınca güzel bir son ekran ile oyunu tamamlıyorsunuz. Süper zevkli bir oyun. İçinde her türlü heyecan bulunması daha da süper. Hem motor kullanıyor, hem dalgıç oluyor, hem kancalarla karlara geçiyor hem de karate yapıyorsunuz. Mutlaka alın! MERT HEKİMC GRAFİK : 92 SES : 90 ZORLUK : 58 GENEL : 96