NİGHT

heyecana gelemediğimden zorla bana bilgisayarı kapattırıyor. Ne yapalım? Ben de alıyorum daktilomu başlıyorum yazmaya. Geçen ay Murat'ın sunduğu haberlerde dinlediğiniz Nightbreed nihayet elimize geçti. Tabii benim elimden hiçbir oyun kurtulamayacağından, ikibuçuk günde oyunun çözümünü ve haritalarını hazırlayıp bu sayıda sunduk. Clive Barker'ın yazıp yönettiği Nightbreed filmi gerçekten kanınızı donduracak kadar korkunç. Filmin yapımında tam ellibir kişi çalışmış ve yüzün üzerinde karakterin kıyafeti ve makyajı bu ellibir kişi tarafından hazırlanmış. Hatta Baphomet adlı karakterin makyajı yedi saat, önemsiz karakterlerin makyajıysa üç saat sürmüş. Ayrıca filmdeki her karakterin bibliyografyası var. Şunu söylemek gerekir, aslında Nightbreed yaratıklarının hepsi göründüğü kadar kötü değil. İçlerinde gerçekten kötü olan bir Peloquin bir de Kinski var. Hikayeye göre Nightbreed ırkı dünyaya insandan önce gelmişler. Daha sonra iki ırk arasında çıkan savaş süregelir. Savaş bittiğinde Tanrı'ları Baphomet tüm Nightbreed'lileri toplayıp, onlara yerleşebilecekleri bir yer bulmalarında yol gösterir. Sonunda yeraltında Midian isimli tapınak şehrini kurarlar. Aradan geçen zaman içinde ortaya çıkmamaları onları gitgide bir efsane haline dönüştürür. Fakat unutulmayan bir şey vardır. Bir kehanete göre insan ırkından bir adam Midian'a kin ve ölüm getirecek aynı zamanda onları kurtaracaktır.

Siz Boone adında bir macera meraklısınız. Psikiyatristiniz Dr. Decker ile yaptığınız son konuşma neticesinde ardarda işlenen bir dizi cinayetin sorumlusu olduğunuzu anlarsınız. Günahlarınızdan arınmak için Midian şehrini bulmaya karar verirsiniz. Yanınıza kız arkadaşınız Lori'yi alıp yola çıktığınızda "The Sons Of The Fire" isimli Nazi tarikatının pe-

tarafından ısırıldıktan sonra CABAL'a dönüşen BOONE'u yönetiyorsunuz. İşiniz bayağı zor. İşinizde olduğundan habersinizdir. Nazilerin başında ise polis teşkilatından Eigerman bulunmaktadır. Yolculuğunuzda uğradığınız Necropolis mezarlığında bir yaratığın saldırısına uğrar ve onun tarafından ısırılırsınız. Son bir şans için kaçmaya çalışırken polisin yani nazilerin eline düşersiniz. Bu arada Dr. Decker de oradadır ve gerçek katilin o olduğunu bildiğiniz için ikinizi de öldüreceğini söyler. Fakat sizin, o ısırık yüzünden fazla bir şansınız kalmamıştır. Gözlerinizi açtığınızda kendinizi morgda bulur ve pencereden kaçarak tekrar Necropolis'e gidersiniz. Artık biliyorsunuz, Midian oralarda bir yerlerdedir. Kaçtığınızı öğrenen Naziler ve Dr. Decker peşinize düşerler. Dr. Decker sizi The Deadly Mask kişiliğine bürünüp aramaktadır. Yani kendisi hafif kaçık. Tüm bu olanların yanında boynunuzdaki ısırığı da unutmayın. O ısırık artık sizi de bir Nightbreed yapmıştır. Artık iki kişiliğiniz var. Birisi Boone, diğeri de Cabal. Cabal Boone halinizin iki katı daha güçlüdür. Mezarlıkta Midian'a açılan bir kapı ararken ayrıca bazı iğrenç yaratıklarla karşılaşabilirsiniz. Bunlar Berserker'ler. Bunlar Nightbreed'lerin koruyucuları. Önlerine çıkan her canlıyı yok ettiklerinden, Midian'ın derinliklerinde kilitli tutuluyorlardı. Fakat şehir yabancıların istilası altında yıkılmaya başlanmış. Bunun sonucunda bazı Berserker'ler serbest kalmış. Buradan sonrası size kalıyor. Oyunda Boone'u yani Cabal'ı yönetiyorsunuz. Yapmanız gereken ilk şey Midian'a giden bir kapı bulmak. Bunu yaptıktan sonra, Baphomet'i bulup onu Nazi'lerin saldırısına karşı uyarmalısınız. Baphomet'i bulabilirseniz sizi kutsayacak ve doğaüstü güçler verecektir. Bu güçle Berserker'leri de kontrol edebilirsiniz. Ama her şeyden önce Baphomet'in odasına girmenizi sağlayacak olan anahtarları bulmalısınız. Anahtarlar değişik şekillerdeki objeler. Her biri oyunun ayrı kısmında bulunuyor. Toplam üç anahtar var. Baphomet'i uyardıktan sonra, Berserker'leri serbest bırakmalı ve tekrar Necropolis'e yani yeryüzüne ulaşmaya çalışmalısınız. Yeryüzüne çıktıktan sonra Nightbreed'lerin çoğu kaçmayı başarıyor. Kaçanlardan biri de size, The Mask'in Lori'yi kaçırdığını söylüyor. Bu sefer Lori'yi kurtarmak için aşağı iniyorsunuz. The Mask ile dövüşüp, Lori'yi kurtarınca oyun süper bir ekran ile bitiyor.

Rope Bridges

Normal oyun ekran düzeni şöyle: Sağ üstte hayatlarınızı temsil eden üç kafa var. Bu kafalar siz yara aldıkça kurukafaya dönüşür. Kafaların hemen solunda mesaj kısmı bulunuyor. Burada, ekrandaki diğer karakterleri veya bilgisayarın size söylediği cümleleri okuyabilirsiniz. En solda ise Boone suratı var. F1 tuşuna basınca Cabal'a dönüşürsünüz. Bunun da bir sınırı var. Ekranın alt kısmında ise aldığınız objeleri görüyorsunuz. Bunlar ya büyülü tabletler ya da polislerden aldığınız silahlardır. Silahın mermileri sınırlı, ama onu da bazı yerlerde bulabilirsiniz. Bir ekrandan çıkmak için, dört yerden birine gitmelisiniz. Sağa veya sola gitmek için, yüzünüzü o yöne dönüp koşmanız yeterli. Yukarı veya aşağı gitmek içinse kapıların veya girişlerin önünde durup, joystiği o yöne çekin. Bazı ekranlarda, hatta hemen hemen her ekranda, bir düşmanla mücadele etmeniz gerekecek. Bu düşmanlar polisler ve diğer Berserker'lerdir. Tabii bir de The Mask var. Polislerin hepsi ölümlü. Fakat Berserker'leri öldüremezsiniz, onları ancak ekrandan uzaklaştırabilir veya kendinizi onlara karşı savunabilirsiniz. The Mask yani Dr. Decker ile iki kez karşılacaksınız. Birinci karşılaşma üçüncü tabletin bulunduğu ekranda, ikincisi ise kız arkadaşınız Lori'yi kurtarırken. Oyunun haritalarını bu sayımızda bulabilirsiniz. Eminim çok faydalı olacaktır. Haritalardan bakarak tüm tabletlerin yerlerini, (Key) tüm giriş ve çıkışları ve önemli kişilerin (Baphomet ve The Mask gibi) yerlerini bulabilirsiniz. Ne yapmanız gerektiğini zaten söyledim. Sağa git, sola git diye yazmıyorum. Bu çoğunuzun aklını karıştırıyor. Böylesi sizin için de, benim için de daha iyi olacaktır.

tıkların grafiği ve ses efektleri süper. Hele o müzik. Şu oyunu alın da, hele bir akşamleyin karanlıkta oynayın.

Grafik: 90 Ses-efekt: 85 Müzik: 80 Oynanabilirlik: 83 Genel: 90 Mert HEKİMCİ

Son sözüm... Vay be! Helal olsun. Bu oyun kadar atmosferik, ger-

Oyuk çeğine — uygun olanını görme- OLK miştim. — Yara-

KNEBWORTH Polydor/Yonca

Eric Clapton/ Phil Collins/ Dire Straits/ Elton John/ McCartney/ Pink Floyd/ Robert Plant/ Cliff Richard/ The Shadows/ Status Quo/ Tears for Fears. Bu iki kasetlik seri yardım yapılan bir müzik festivalinden alınma, Rock dünyasının en ünlüleri, en baba şarkılarıyla kasetlerde yer almışlar. Özellikle Genesis, Robert Plant ve Pink Floyd hayranları yerlerde kolay kolay bulamayacakları konser parçalarını bu seride bulabilirler. Oturup kendiniz çekseniz bu kadar iyi şarkıyı bir araya getiremezdiniz herhalde. Eğer sadece birini alacaksanız Vol.1 diğerine iyi. Kaçırmasanız iyi.

BRUCE DICKINSON Tattooed Millionaire EMI/KENT A) Son of a Tattooed Millionaire/ Son of a Gun/ Hell on Wheels/ Gypsy B) Dive! Dive! Dive!/ All the Young Dudes/ Born in '58/ Zulu/ No Lies. Seventh Son albümünden sonra Iron Maiden elemanları uzunca bir tatile çıktılar. Bu süre içinde her biri kendi solo çalışmalarıyla ilgilendiler. (Harris hariç) hatta Smith kendi isteğiyle gruptan ayrıldı (Hain herif). Bruce ise solo bir albüm çıkardı. Bu albümde Bruce, Maiden'ın kalıplarından uzaklaşıp kendi stiliyle harikalar yaratmış. Kasete yeni gitaristi Janick Gers eşlik etmiş. Her bir güzellikte, band bu ayın en iyi kaseti...

DEEP PURPLE Deepest Purple HARVEST/KENT A) Black Knight/ Speed King/ Child in Time/ Woman From Tokyo/ Highway Star B) Fireball/ Space Truckin'/ Burn/ Perfect Strangers/ Smoke on the Water. 1960'lı yılların sonunda yaptıkları müzik açısından hard rock türünün babası sayılan iki grup var, bunlardan biri Led Zeppelin, diğeri ise DEEP PURPLE. Bu iki grubun getirdiği yeni anlayış ve teknikler bugünkü Metalin kökünü oluşturdu. İşte 1968'te kurulduktan sonra bir dolu albüm çıkaran grubun en ünlü şarkıları bu kasette toplanmış: Her biri en az 6 zamanki kadar güzel. Şarkıların her biri ayrı bir rock klasiği. Eğer metalin köklerini dinlemek istiyorsanız, veya en kalitelisinden müzik arıyorsanız bu kaseti mutlaka alın. Dinlemeye doyamı-

FLOTSAM & JETSAM When the Storm Comes Down MCA/MMY

A) The Master Sleeps/ Burned Device/ October Thorns/ Fun B) Suffer the Masses/ Six/ E.M.T.E.K. 86'nın sonunda Jason bu grubu bırakıp Metallica'ya gittiğinde pek çokları Flotsam & Jetsam'ın bittiğini düşünüyordu. Çünkü Jason gruptaki ana şarkı yazarıydı, ama tam aksine yükselen bir grafik gösterdiler ve diğer iki albümden çok daha iyi bir albüm çıkardılar. Grup bu albümde çok daha olgunlaşmış bir türü sergiliyor. Zaman zaman Metallica'yı andırdıkları doğru ama zaten kim andırmıyor ki? Band kalırsa vokalistleri müzik türüne pek uymuyor. Piyasadaki en iyi thrash albümlerinden biri, hızlı, acımasız ve öldürücü...

Dünyanın sonu elbet gelecek ama SON SAYFA'nın sonu biraz zor gelir. Hint Okyanusunun batısındaki en ucubik sayfa gene karşınızda. Bu ay sinirli takılıyoruz ona göre, sonra uyarmadı demeyin. Ne demek "Ben sinirli değilim ki!", sinirlenin efendim, gidin hocanıza kızın, bakkalınıza kızın, köpeğinize kızın, olmadıysa bana kızın, o da olmazsa alın bir ayna kendinize kızın! Niye mi kızıyoruz? Sebep bol, hangi birinden başlasak acaba. SEBEP1) Ne biçim iş bu, şirketler sayfa sayfa ilan veriyorlar, ağzınızın suyu akıyor, güvenip haber sayfanıza koyuyorsunuz, sonra da başlıyorsunuz beklemeye, bekle, bekle, bekle, ne gelen var ne giden. Hani Blade Warrior, International Soccer Challenge, Bruce Lee Lives, Samurai, Total Recall, Powermonger, Robocop 2? Bilen varsa bize de haber versin. SEBEP2) Niye Amiga'da eski klasik oyunlar yok? Belki ben Space Invaders, Mission veya

Knight Lore oynamak istiyorum. Spectrum'um paslandı (siz plastik olduğuna bakmayın), 64'ümün kafa ayarına bir şeyler oldu (artık joystick port'undan istediğim uydu kanalını seyredebiliyorum.) Eski günlerin hasretiyle yanan nostaljik okuyucular, siz de kızın! SEBEP3) Niye en son baba oyunların çoğu 64'te gelmiyor? Tamam anladık bazıları teknik olarak çok ileri ama programcıların işi ne? Beceremiyorlarsa boyacı olsunlar, uyuyor mu? 64'çüler çapkınlık yapamaz mı? Hani 64'te LARRY? SEBEP4) Ne bu Joystick'lerin hali böyle? Çat, çat, iki oyuna bir yeni joystick al. Niye doğru dürüst yapmıyorlar şunları? SEBEP5) Niye Amiga'nın joystick portları dünyanın öbür ucunda. Bir Joystick takacağız diye kolumuz dökülüyor, diskler devriliyor, bin türlü hasardan sonra anca oyuna başlayabiliyoruz, haklıyım değil mi? (hemen haklısın deyin, sinirlendirmeyin beni!) SEBEP6) Ne bu 64'teki kasetçilerin çilesi? Her oyun ayrı bir ayarda çıkıyor, iyi oyunlar kasete olmuyor, olunca da 3 yılda anca yüklüyor. Yok mu bunun bir çaresi? SEBEP7) Niye alayınız Adventure sayfasına mektup yazıyorsunuz? Biz burda fırıncı çırağı mıyız? Bana da mektup yazın, acele tarafından please! SEBEP8) Ne olacak bu havaların hali (havadan sudan konuşalım biraz), bir soğuk, bir sıcak, bir soğuk, bir sıcak (takıldım duramıyorum). Ne bu yazarların siniri? İyi ki bir yazarları tanıtmaya başladık, kirli çamaşırlarınızdan utanıyorsanız temizlerini giyin. HA HA!, Şahin'in tanıtımına Gremlin resmi koymuşum, sanki Şahin Gremlin'den daha mı yakışıklı? (Koro: HAYIR, HAYIR, HAAYIR!) SEBEP10) İlla ki 10 sebep olacak diye bir kural mı var? Kim koymuş bu kuralı, ne zaman koymuş, bana sormuş mu? Belki ben sadece 9 şeye kızmak istiyorum. Kızdırmasınlar beni! Neyse size içimi döktüm biraz rahatladım. Bu ay Mert Hekimci'yi kurban ediyoruz, yani tanıtıyoruz. SON SAYFA'ya biraz arka çıkın, dergide bazı gözler (yer darlığından) şu kapladığımız ufacık (ama renkli) sayfaya çevrilmeye başladı. Bakın son kez söylüyorum, ölürüm de sayfamı kimselere vermem, ona göre, ay gene sinirleniyorum, Son söz olarak, sakın fazla sinirlenip ona buna saldırmayın, bu işin sonu yok. Savaşmayın, siz ne yapacağınızı bilirsiniz....