Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 81
RED HOT CHILI PEPPERS Mother's Milk EMI-KENT
A) Good Time Boys/ Higher Ground/ Subway To Venus/ Magic Johnson/ Nobody Weird Like Me/ Knock Me
Down B) Taste The Pain/ Stone Cold Bush/ Fire/ Pretty Little Dirty/ Punk Rock Classic/ Sexy Mexican Johnny, Kick A Hole In The Sky Funk Metal terimiyle tanışsanız iyi olur, çünkü Chili Peppers gibi gruplar bu müzik türünde oldukça iyi albümler çıkarıyorlar. Ritm ve Bas gitarın ağırlıkta olduğu
POISON Flesh & Blood CAPITOL-KENT A) Strange Days of Uncle Jack/ Valley of Lost Souls/ Sacrifice/ Unskinny Bop/ Let It Play/ Life Goes On/ Come Hell B) Ride The Wind/ Don't Give Up An Something to Believe In/ Ball & Chain/ Life Loves A Tragedy/ Poor Boy Blues
Ben ilkini çok beğenmiştim, daha sonra çıkan "Open up..." ise o kadar hoşuma gitmedi. Bu albüm daha çok ikincisini andırıyor, ama neden bilmem
CELTIC FROST “Vanity-Nemesis” EMI/KENT A) The Heart Beneath, Wine in my Hand, Wings of Solitude, The Name of my Bride B) The Restless Seas, Phallic Tantrum, A Kiss...., Vanity, Nemesis Celtic Frost dünyanın ileri gelen metal gruplarından biri ama bir türlü oturmayan kadroları yüzünden bir türlü yeni albüm çıkaramıyorlardı. Son albümleri diğerlerine göre biraz daha hafif olsa bile sanırım herkesi mem-
ROBERT PLANT Manic Nirvana ATLANTIC/MMY
A) Hurting Kind/ Big Love/ SSS80/ |
Credi She Nirvana B) White Clean&Neat/ Your Ma Sard..../ Liars Dance/ Watching You — | Onun genellikle için Rock'n Roll'un gerçek sesi denir. Belki Robert Plant adını daha önce duymamış olabilirsiniz ama eminim Led Zeppelin'i duymuşsunuz. Led Zeppelin, Deep Purple'la beraber ilk hard bana diğerlerine göre çok daha ustaca hazırlanmış gibi geldi. Poison bayağı moda olan GLAM ROCK akımının önde gelen temsilcileri, yani parlak ışıklar, bol makyaj, ama orta kalite müzik. Onlardan beklenmeyecek güzellikte (oldukça kısa) bir enstrümantal. Kasetin hit'i ise Unskinny Bop. Benim favorim ise Poor Boy Blues, Klasik Rock'n Roll'a nun edecek sertlikte. Grup alıştığımızdan daha fazla elekt kullanarak oldukça dinlenebilir bir albüm yaratmış. En beğendiğim parça ise modernizasyonun getirdiği acıları anlatan Wings of Solitude. Grup nedense The Name of my Bride'da hem gitar hem de vokal olarak Megadeth'e benzeyen bir parça yapmayı tercih etmişler. Bence genel olarak oldukça iyi olan bu kasetin tek rock akımının öncüleriydiler. İşte bu efsanevi grubun vo-
HOT CHILI PEPPERS
kalisti Robert Plant bir süredir solo çalışıyor. Onun son kaseti MANIC NIRVANA sonunda ülkemize geldi. Kaset eski Led Zeppelin şarkılarına modernize edilmiş ve biraz da hızlandırılmış parçalardan oluşuyor. A tarafının ilk iki şarkısı Hurting Kind ve Big Love gerçekten mükemmel şarkılar, problem bunları dinlerken nasıl yerinizde duracağınız! Eğer slow parçalardan hoşlanıyorsanız Liars bu türde alıştığınız soloları bulamayabilirsiniz ama ilginç sözler ve canlı ritmler eminim sizi eğlendirecektir. Bazı şarkılarda nefesli çalgılara da yer verilmiş. Bir parçayı ise bateriyi dostumuz Ish çalmış. Taste The Pain ve Johnny... albümün en iyileri. Hatta şu aralar favori şarkılarımın arasında bile yer alıyorlar. Grup savaşı, uyuşturucuları ve hatta Gun's Roses'u bile dalgaya alıyor. O kadar ki Stevie eksiği cinsinden bir 'Hit' parça. Üstelik albüm daha dışarıda çıkalı iki ay olmadan ülkemize gelmeyi başardı ve yayınlayan firma kasetin kabında şarkıların sözlerine de yer vermiş. Keşke her kasette böyle olsa. Müzik olarak Thrash'a yakınlar ama ben daha deli dolu bir albüm bekliyordum. Bir bakmaya değer.
Dance ve Anniversary tam olarak dans şarkıları olmasa bile oldukça duygusal parçalar. Güçlü bateri ve gitar sesleri Robert Plant'in üstün vokalleriyle birleşince ortaya mükemmel bir kaset çıkmış. Uzun zamandır aldığım en iyi kasetlerden biri. Speed veya thrash arıyorsanız tavsiye etmem ama kaliteli rock müzik duymak istiyorsanız mutlaka alın.
Wonder'ın şarkılarından Higher Ground'u alıp kendilerine göre(!) yorumlamışlar. Bu adamlar konsere çıkmadan önce kendilerini baştan aşağıya parlak renklere boyuyorlar. Ben çok beğendim ama bu tür müziğe yabancıysanız almadan önce bir dinleyin, belki aşırı derecede itici bulursunuz, belki de manyaklar gibi ho-
OK yaklaşan bu şarkı bayağı güzel. Geçen albümdeki Every Rose...'un başarısı üzerine Poison bu kez iki ballad (slow metal şarkı) hazırlamış. Something to Believe in ve Life Goes On hard rock sevmeyenlerin bile ilgisini çekebilir, Bayıldım diyemiyorum (Harbi metalciler uzak durun), ama eğer hayranıysanız almanız gereken bir albüm.
CELTIC FROST
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 80
Red Scroll'u kullanırsanız ekrandaki tüm düşmanlar ölür. Blue Scroll ise dondurur. Green Potion enerjinizi sonuna kadar yükseltir, Blue Potion'sa sadece bir kısmını yükseltir. Food yemek, Bag of Gold'da paradır. Kaldığınız bir yerden oyunu kayıt etmek isterseniz bir hana gidin, hancıya "Ask for Lodging" diyin ve konaklayın. Bunu yapmadan evvel boş diskiniz hazır olmalı. Sabah uyandığınızda enerjinizi tamamıyla dolu bulacaksınız ve aynı zamanda oyun save edilmiş olacak. Bu maceralar dünyasına gözlerinizi ilk olarak Frothing Sloch Han'ında açıyorsunuz. Bu iki katlı Han'ın üst katında yataktan başka hiçbir şey yok. Siz oyuna üst katta başlıyorsunuz. Aşağıya inmek için merdivenleri kullanmalısınız. Alt kata indiğinizde içki içen, yemek yiyen çeşitli insanların yanında barmeni de göreceksiniz. Barmene "Ask for lodging" diyebilirsiniz veya yiyecek de satın alabilirsiniz. Sohbet de edebilirsiniz ama şu anda gerekli değil. Barmenin yanında biraz beklerseniz dayanamayıp size "ormandaki katilleri biliyor musunuz?" diye soracaktır. Evet diye cevap verirseniz "Oh!" deyip işine devam eder. Hayır derseniz size bu katiller hakkında bildiklerini anlatacaktır. Bunlar ormanda yol kesen kötü, Orc dediğimiz yaratıklar. Size bunların nasıl yaratıklar olduğunu anlatacaktır. İsterseniz içki içmekte olan yaşlı adamla sohbet edebilirsiniz. Size eski kraldan bahsedecektir. Lafı bırakıp işe başlamak isterseniz hanın bu katındaki odaya girin. Bu odada başrahibi bulacaksınız. Size şunları anlatacaktır: Birkaç gün önce yüce konseye gönderilmek üzere yola çıkan Foretelling Stones'un bulunduğu araba ormandaki Orc'lar tarafından yağmalanıp içindeki bu büyülü obje çalınmıştır. Rahip sizden onu bulup geri getirmenizi isteyecek, düşünmeden evet deyin. Artık ilk görevinize başlayabilirsiniz. Hemen handan çıkın ve taşlık yolu takip edin. Kuzeye ayrılan yoldan devam ettiğinizde bu yolun az ileride bittiğini görecek ve ormana gireceksiniz. Ormanda her türlü düşmanla karşılaşabilirsiniz. Buradaki belirgin yolu izleyin. Bir süre sonra evinin önünde gezinen bir ormancı göreceksiniz. Onu gördüğünüzde size, "Merhaba arkadaşım! Buralarda ek ziyaretçim olmuyor. Yalnız Orc'lar var." Ona Orc'lar hakkında soru sorduğunuzda çok sayıda olduklarını ve yolun tehlikelerle dolu olmasının nedeninin onların kampının yakınlarda olduğunu söyleyecek. Bu sefer de Kamp hakkında soru sorun. Size, kampın gölün kuzeyinde bir yerlerde olduğunu söyleyecek. Bunu da öğrendikten sonra ormancıdan ayrılıp onun evine girin. Evdeki bıçağı alın. Artık ekstra bir silahınız var. Ateşe bastığınızda elinizdeki bıçağı fırlatırsınız. Fakat tekrar kullanmak için yerden almanız lazım. Neyse, siz tekrar yola devam edin. Bir süre sonra gölü bulacaksınız. Gölü gördüğünüzde gölü tam arkanıza alarak ağaçların arasından bir yol arayın ve ormanın derinliklerine doğru, kuzeye doğru çalılıkların arasından ilerleyin. Ormanın içlerinde yollar biraz karışık ama genelde tek istikamet var. Yani yanlış bir yere girseniz bile çıkmaza gelip tekrar doğru yoldan devam ediyorsunuz. Burada epey zorlanacağınızı sanıyorum. Uzun bir yolculuktan sonra açık bir alana yani kampa ulaşacaksınız. Hiç vakit kaybetmeden kamp çadırlarının ortasındaki ateşi ve ateşin yanında bekleyen Troll'ü bulun. Onu öldürün ondan düşen keseyi alın. Bu kesenin içinde Foretelling Stones var. Şimdi hemen geldiğiniz yoldan gölün yanına dönün. Orman yoluna ulaştığınızda sağa doğru yola devam edin. Bir süre sonra başka bir kasabaya geleceksiniz. Bu kasabanın ismi Rhyder. Buradaki hanı bulup biraz uyku çekin ve kaldığınız yeri diske kayıt edin. Sabah olduğunda handan çıkın. Şimdi dedikodularda bahsedilen bir devi öldürmeye gideceğiz. Ama yanınızda mutlaka Red Scroll bulunmalı. Yoksa bile yolda bulmalısınız. Handan çıkınca yukarı doğru gidin. İkiye ayrılan yolda sağdan devam edin ve oradan da yukarı
AÇIKLAMAMIZ
GELECEK AY DEVAM EDECEK gidin. Taşlık yol bitse de kuzeye gitmeye, ta ki dağ eteklerine gelene kadar devam edin. Dağların oraya ulaştığınızda sürekli kenarlarda ilerleyerek doğuya gidin. Bir müddet sonra dev ile burun buruna geleceksiniz. Aşırı derecede büyük ve güçlü olduğundan onunla savaşmaya çalışmayın. Hemen Red Scroll'u kullanıp onu büyüyle yok edin. Öldüğünde bir yüzük bırakacak, hemen bu yüzüğü alıp Rhyder kasabasına geri dönün ve hana gidip uyuyun. Sabahdan yola çıkıp ilk geldiğiniz kent olan Eralan'a geri dönün. Eralan'daki hana girin ve başrahibi bulun. Ona keseyi verdiğinizde size minnetini göstermek için altın verecek ve gidip kralı görmenizi söyleyecek. Rahip bunu dedikten sonra artık sarayın kapıları sizin için açık olacak yani giriş size serbest olacak. Oyunun başında buraya girmeniz mümkün değil. Ancak ilk görevinizi tamamladığınız ve rahipten izin aldığınıza göre girebilirsiniz. Ana kapıya gidip saraya girin ve Regent'i bulun. Kralı bulduğunuzda size para karşılığı bir görev önerecek. Bu görevde amacınız Ganestor şehrindeki kötü lord Heidric'den Tablet of Truth'u çalmak. Görevi kabul ettikten sonra saraydan çıkın ve güneye uzanan taşlık yolu takip edin. Köprüyü geçtikten sonra Eralan şehrinden çıkıyorsunuz. Taşlık yoldan hiç ayrılmayın. Üçe ayrılan yol kavşağına geldiğinizde doğuya gidin. Bu yolun da sonunda üçe ayrılan bir yol kavşağı var. Güneye devam edin. Bir süre sonra bir başka yol ayrımıyla karşılaşacaksınız. Güneye inen kısa yolun sonunda bir han var. İsterseniz bu handa dinlenebilirsiniz. Handan çıkınca kuzeye ve oradan doğuya ilerleyin. Biraz daha seyahat ettikten sonra Hampton kasabasına geleceksiniz. İsterseniz buradaki handa da dinlenebilirsiniz ama tekrar doğuya devam etmek şartıyla. Sonunda Ganestor'a vardınız. Hana gidip dinlenin. Sabah kalkınca saray kapısına gidip girmeye çalışın. Giremiyorsunuz değil mi? Hana geri dönün. Hanın tam karşısındaki (Sol tarafındaki) eve girin ve buradaki adamla konuşun. Sohbet edin. Adam size saraya giden gizli bir geçitten bahsedecek. Evet saraya giden gizli bir geçit! Geçit hakkında soru sorduğunuzda size Barton isimli adamın bu konu hakkında daha çok bilgisi olduğunu söyleyecek. Şimdi de gidip Barton'un evini bulun. Onun evi Hanın tam güneyindeki iki katlı ev. Şimdilik bu kadar, gelecek ay yazımızın ikinci bölümünde görüşmek üzere.
MERT HEKİMCİ