64'ler sayı 31, sayfa 46

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 46

İngiliz Bristol 5 saatte 144 km/h ile en iyi uçaktı. Ama sadece keşif için kullanılabiliyordu. Elde birkaç bombardıman uçağı vardı. Ama avcı ve benzeri uçakların varlığı bile yoktu. Düşmanın havadan gözlenmesinin yararlılığı anlaşılınca uçakların değeri arttı. Dolayısıyla keşif uçaklarının sayısı gitgide arttı ve fazlalaştı. İki tarafın keşif uçakları sık sık karşı karşıya gelebiliyordu. Bu da uçakların silahlanmalarını getirdi. Ve böylece ilk hava savaşları yani başladı. Bu gelişme tarafların avcı ve bombardıman uçakları geliştirmeye yöneltti. 1918 yılında karabinaların yerini eşzamanlı makineli tüfekler aldı (Hani pervanenin arasından ateş eden makineler. Bu sistem Anthony Fokker tarafından bulunmuştur. Pervanelerin dönüş süresine göre çalışan "darbe dişlisi" sistemine göre çalışır). İngilizler ve Fransızların başlıca kullandığı uçaklar Spad XIII ve Sopwith Camel'dir. (Sopwith Camel bizim kullandığımız VH ve Fokker F kullanıyorlar. (Fokker F III ise en hızlı rakibiniz) Sopwith Camel en fazla Alman uçağı düşüren müttefik uçağıdır. Gerçekte adını önündeki 2 eşzamanlı (kanatlarının arasından ateş eden) Vickers makineli tüfeği üzerindeki hörgüçten almıştır. Hem avcı hem yer hedeflerine saldırı için kullanılmış çok yönlü bir uçaktır. Şimdi gelelim işin ters tarafına Sopwith Camel 1917 yılı uçağıdır. Oysa siz bunu 1 sene erkenden uçuruyorsunuz. Burada Cinemaware bir hata yapmış ve daha hizmete konulmamış ortalarda olmayan bir uçağını hizmete sokmuş. Sakın benim yanıldığımı söylemeyin. Çünkü o zamanlarda (1916) hiç İngiliz avcı uçağı yoktu. Spad XIII ve Sopwith Camel 1917 yılının uçakları. Neyse bu ufak bir hata. Düşmanın kullandığı Fokker F ise yüzlerce müttefik uçağı düşürmüş, eşzamanlı makinelilere sahip uçaklardı. Oyunda her pilot gibi uçmak için bröve kazanmanız gerekiyor (Hani şu küçük kanatlar). Bröve için ya varilleri uçuruyorsunuz, ya bir balonu yok ediyorsunuz, ya da 2 binayı bombalıyorsunuz. Zaten bu üç kısım çeşitli değişiklik ve zorluk dereceleriyle oyunun ana üç oyununu teşkil ediyor. Pilotunuzu yaratırken size kabiliyetlerinizi belirleme fırsatı veriliyor. Burada pilotluk, nişancılık, mekanik ve kondisyonunuz artıyor. Buna göre oyun size lakaplar veriyor. Mesela ben Shooting'de

"Expert"'im. İlk baştaki "Flight School" menüsünden, pilot yetiştirebiliyorsunuz. Join Squadron'la ise pilotunuzu göreve veriyorsunuz. Sizin kontrol ettiğiniz pilot sayısı sadece 1 olabiliyor. Yani squadron'da 2 pilotunuz olamaz. Görevlere gelince dediğim gibi 3 temel tür var. İlki siz ile uçağın 2 boyutlu görüntüsü (Arkadan) ve düşmanların 3 boyutlu görüntüleriyle Dogfight ya da balon patlatma (O zamanlar AWACS'lar yok keşif için balonlar kullanılıyor). Burada Cinemaware'in kullandığı tamamen yeni sistemin mükemmelliğine şahit oluyoruz. Temel görüntümüz 2 boyutlu olmasına rağmen, kullanıldığı alan tamamen 3 boyutlu ve geniş detaylı olarak aktarılmış. Bu oyuna müthiş bir gerçekçilik katarken bence 3 boyutlu sistemin gereksiz kullanılmasını da önlüyor. Kombinasyon daha iyi. Dogfight'lar ve balon patlatmalarla oyunun başından epey zorluk çekebilirsiniz. Makinelileriniz sık sık takılıyor, düşmanı kolay yakalayamıyorsunuz. Ama ilerledikçe yetenekleriniz arttıkça düşürdüğünüz uçak sayısı giderek artıyor. Bu bölümde verebileceğim en iyi tavsiye uçağınızın 1900'lerde uçtuğunu unutmamanızdır. Yani düşmanı tam nişanınıza yerleştirip ateş ettiğinizde kurşunlarınız uçağı yakalayamıyor. Eh yani sidewinder'larınız yok. Onun için uçağın 2-3 saniye sonra geleceği yere kurşunlarınızı sallarsanız amacınıza ulaşabilirsiniz ve her zaman pilotunuzun kafasına dikkat edin unutmayın ki hep en yakın düşman uçağına bakar. Burada sakın uzakta gördüğünüz bir düşmanın peşinden gitmeyin ilk yakınınızdaki sonra uzaktaki. Böylece ikisini de haklayabilirsiniz. Gelelim bombalamaya. Çok kolay bir bölüm. Hedeflerimiz size haritada gösteriliyor. Tek yapmanız gereken yaklaşıp bombayı aşağı bırakmak (Joystick aşağı + ateş). Bomba sayınızı kanatlarınıza bakıp anlayabiliyorsunuz. Uçak savarlar etkisiz. Uçağınızla yer hedeflerine saldırdığınız bir bölümde bunu makinelilerinizle yapıyorsunuz. Dikkat etmeniz gereken görevinizi yapmak. Asker diyorsa asker, Konvoy diyorsa konvoyu hedef almak 2. derece hedefleri sonra düşünürsünüz. Özellikle oyunun ilerlerinde siperdeki askerleri vurmak epey zor. Oyunun bu kısmını oynarken annem odama geldi ve oyuna şöyle bir 15 saniye bakıp "Ne kadar güzel! Aynı film gibi" dedi. Bence bilgisayardan hiç anlamayan birinin bunu demesi Cinemaware'nin işini gerçekten iyi yaptığını gösterir. Haa unutmadan bu kısım bana "Blue Max" adlı eski bir oyunu hatırlattı (Tabii 100 kere gelişmişi ama ekran düzeni aynı. Nostaljikler hatırlarlar. Oyunu oluşturan 3 oyuna ek olarak rütbe yükseltme ve madalyalar da katılmış. Bu öğeler gerçekten insanı oynamaya teşvik ediyor. İlk baştaki intro bölümünde bayağı iyi grafik ve ses bakımından olmasa bile oradaki ince espri benim çok hoşuma gitti (Ben hariç kimse pek ilgilenmedi???). Ses ve grafik açısından Cinemaware kalitesini övmeye lüzum yok. Ama size söylemeliyim ki bana göre Cinemaware oyunları (It Came From Desert, Rocket Ranger) fazla oynanabilir değildi. Yani gerçekten etkileyici oyunlar fakat insan yüklemelerden bunalıyor, kontrol edip oynadığımız alt oyunlar basit. TV Sports serisiyle Cinemaware hem oynanabilir hem iyi grafikli oyunlar yapabileceğini kanıtladı. Wings'de bunun 3. örneği tablo gibi grafiklere sadece bakmıyorum. Aynı zamanda oynuyorsunuz. WINGS kolay kolay sıkılıp bir kenara atılmayacak bir oyun. Favori türü ne olursa olsun bu oyunu herkes almalı. Ama 1 megabyte olan herkes bunu unutmayın. 512 K'yla Wings pek bir işinize yaramaz. Not enough memory. İşte size megabyte olmak için sebep. Son zamanların en iyi oyunu Beast II halt etmiş. Mutlaka ama mutlaka alın.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.