BLOOD MONEY

Deli Napolyon da para, para, para diye dünyayı inletiyordu ama şimdi toprağın altında solucanlarla savaşıyor. Eğer siz de kendinizi Napolyon kadar para manyağı hissediyorsanız bilgisayarınız Commodore 64 size bir fırsat tanıyor. Bir çeşit para avı olan Blood Money dört dehşet saçıcı gezegende geçen bir shoot'em up. Ben de sizlere bu zorlu safaride rehberlik yapmaktan gurur duyacağım.

de, bir uzay üssüne girerken başlıyorsunuz. Ekran, diğer shoot'em up'ların aksine tek bir yöne değil birkaç yöne birden kayıyor ama bu sizin kontrolünüz dışında oluyor. Böyle birşey olduğunda bir kapının arasından geçmeniz gerekiyor. Ama bu kapı sürekli açılıp kapandığından işiniz zorlaşıyor. Bu bölümdeki düşmanlarınızdan biri uzun bacaklı robotlar. Bunlar çelik bacakları üzerinde oldukça kasvetli cı ve sinir bozucu yaratıklar var. Bunların bir kısmı ne olduğu belli olmayan evrenin inanılmaz yaratıkları bir kısmı ise uzaylıların gelişmiş uzay araçları. Her shoot'em up'da olduğu gibi bu oyunda da bölüm sonu bekçisi var. Bu bekçi yani gardiyan normal düşmanlarınızın boyutlarının çok üstünde, Ekranın yarısını kaplıyan bu metalik mekanik oldukça büyük bir ağıza sahip. Koca gözüyle sizi izlerken sürek-

BLOOD MONEY

Blood Money yani "Kanlı Para" her bölümünde değişik bir savaş aracını yönetiyorsunuz. Ayrıca aynı anda iki arkadaş Kanlı Para oynayabiliyorsunuz. Oyundaki düşmanları vurdukça onlardan paralar çıkıyor. Bu paraları toplayıp bir dükkana girerek çeşitli extra silahlar alabilirsiniz. Dükkanlar gezegenlerin çeşitli yerlerinde "SHOP" yazısı altında yer alıyor. Shop yazısının üstüne giderek dükkana girebilir, imleci ve ateş düğmesini kullanarak silahlar satın alabilir veya EXIT yazısıyla dükkandan çıkabilirsiniz. Düşmanlarınız çok çeşitli ve değişik güçte olduklarından bu extra silahlara ihtiyacınız olacak. Enerjiniz ve haklarınız sınırlı olduğundan çok dikkatli olmalısınız. Öldüğünüzde bilgisayar size küfür ediyor. Ölmezseniz etrafı kana bulayıp kirli paraları kazanabiliyorsunuz. Oyuna helikopterin içinyürüyorlar ama göründükleri kadar zorlu değiller. Bacaklarının üzerindeki kafa kısmına dikkat edin, çünkü buradan ateş ediyorlar. Bu robotların dışında ufak asalaklar dediğimiz oyalayı-

HIT!

li ateş ediyor. Onun mutlu sona ulaşmasını istemiyorsanız sürekli gözüne vurun. Uzun atışlar sonunda oldukça hırpalanan robot çaresiz kalarak size yol veriyor. Böylece bu gezegenden kurtuluyorsunuz. İkinci gezegene geçerken altınızdaki helikopteri bırakıp gideceğiniz gezegende rahatça ilerleyebilmeniz için bir denizaltı alıyorsunuz. Çünkü bu gezegen sularla kaplı. Suyun altındayken birçok tehlikeli deniz hayvanı size saldırıyor. Bu yaratıklar fazla bir tehlike yaratmasalar da size sorun çıkarmaz da değiller. İlerledikçe her tür deniz mahsulüyle karşılaşabilirsiniz. Bazen denizaltı filosu da peşinize düşebilir. Gezegenin içlerine doğru ilerledikçe dev kıskaçlarla burun buruna geliyorsunuz. Bu kıskaçlar aniden çıkıp sizi kıstırmaya çalışıyorlar. Onları da aştığınızda gezegenin gardiyanıyla karşılaşacaksınız. Burada dev bir tırtılımsı yılanla karşılaşıyorsunuz. Gövdesi uzun olduğundan size rahatça yetişebiliyor. Onu yok etmek için kafasını havaya uçurmalısınız. O öldüğünde iki tane daha aynı yaratıktan geliyor. Onları da temizlediğinizde karlarla kaplı bir gezegene girmek için hazırlık yapıyorsunuz. Karlı gezegene hiçbir metal dayanamadığından buraya kendiniz uzay giysileri içinde gidiyorsunuz. Bu gezegenin her yerine dev kazıklar yerleştirilmiş, birden fırlıyorlar. Bunların dışında kar kütleleri, füzeler, robotlar ve uzay gemileriyle boğuşuyorsunuz. Dondurucu havaya dayanabilirseniz bölüm sonu gardiyanıyla karşılaşırsınız. Bu yaratık dili uzayan, kıyma dudaklı bir mahluk. Ona ölüm öpücüğünü verdiğinizde son bölüme geçiyorsunuz. Son bölüm volkanik bir gezegende geçiyor. Bu gezegende ilerlemenizi sağlayan araç bir uzay mekiği. Tehlikelerle dolu gezegenin sizi ilk karşılayacak olan canlısı dev tırtıllar. Tırtıllar iğrenç de olsalar epey para bırakıyorlar. Ayrıca yok etmeye programlı deniz anasına benzer robotlar da tehlike yaratıyorlar. Tabii asalaklar da boş durmuyorlar. Metabolizma yaratıklar sizi bölüm sonuna kadar kovalıyor. Gezegenin gardiyanıyla yüz yüze geldiğinizde acayip bir yaratıkla tanışacaksınız. Yuvarlak gövdesinin sağında üç tane, solunda üç tane kesik boru var. Buna çok benzeyen bir yaratığı "Blasteroids" oyunundan hatırlarsanız gözünüzün önünde canlandırabilirsiniz. Bu yaratığın ölmesi için vücudundaki nefes alma borularının tamamını yok etmelisiniz. Öldüğünde suratı komik bir hal alıyor ve geldiği deliğe giriyor. Son ekran maalesef yok, ama onun yerine bir mesaj var. Mesajda "Tebrikler! Blood Money safarisini tamamladınız. Neden bir dahaki sefere tümünü getirmiyorsunuz?" Blood Money kendi türünde çıkan oyunlar arasında son zamanların en iyisi sayılabilir. Oyunun akıcılığı, müziğin güzelliği, levelların uzunluğu ve grafiklerin kalitesi bu oyunu alınabilecek bir oyun yapıyor. Ayrıca bir arkadaşınızla beraber oynarsanız çok daha zevkli olabilir. Amiga'da daha evvelden çıkan bu oyunu gene biz açıklamıştık. İste-

Ardından oyunun zorluğu soruluyor. Burada kolay, 9-çok zor. Son olarak da maçın uzunluğu soruluyor. 1-10 dk. 2-20 dk. 3-30 dk. 4-90 dk. Sonunda maça başlıyorsunuz. Oyunda oynattığımız adamın üzerinde bir ok var. Böylece adamınızı diğer oyunculardan ayırabilirsiniz. Oyunun bir zorluğu topun oyuncunun ayağına yapışmaması. Devamlı üstüne yürüdükçe topu sürüyorsunuz. Top ceza sahasına girdiğinde kaleciyi yönetmeye başlıyorsunuz. Kaleciyi normal bir oyuncu gibi kullanabilirsiniz, hatta kaleciniz karşı kaleye gidip gol bile atabilir. Oyunda gol atınca muhteşem çizilmiş bir Kenny Dalglish grafiği sizi tebrik ediyor, ama gol yerseniz de üzülüyor. Top basit, topu vermek istediğiniz adama yüzünüzü dönüp üstüne yürütün, o otomatikman pasınızı alır. Uzun şut vurmak isteyenler 17. sayıdan bulabilirler. Sonuç olarak çok güzel bir oyun olan Blood Money'i almanızı tavsiye edebilirim. Ama kararınızı bir de bu türün en iyisi olan Denaris'i oynadıktan sonra verin.

MERT HEKİMCİ Grafik: 83 Müzik: 89 Ses-Efekt: 90 Oynanabilirlik: 94 Genel: 88