P-47 THUNDERBOLT
Retro bilgisayarak. Çünkü onlar ancak
Soğuk bir kış günü, karargaha hazır ol emri gelmiş, siz ise havalanacak ilk grub devriye ekibindesiniz. Alarm veriliyor, P-47 hazırlanıyor, uçağınıza yerleşiyorsunuz. Takozlar kaldırılıyor. Soğuktan iliğiniz domuş, korkudan elleriniz levyeye yapışmış, heyecan dorukfa, gözleriniz hızla dönen pervaneye bakıyor. Önünüzde ölüm dolu sekiz koca bölüm var. Rahat ve cesur olun çünkü yanınızda 64'ler dergisi var. Bilgisayar kullanıcılarının vazgeçilmez tutkusu (özellikle yeni başlayanların) shoot em uplar, günden güne yaygınlaşmakla, sayıları yüzlere ulaşmaktadır. Ama acı bir nların 450 gibi bifkadarının sade ve tekdüze oluşudur. Arada çıkan bir kısım oyun ise bizi ekranlarımıza bağlar. İşte P-47 ise bu fip oyunlardan biri. 64 kullanıcıları bir süre önce (Silk Worm) ile kendilerini bir süre tatmin edebilmişlerdir. Ama artık P-47 geldi ve yeni bir macera başladı.
1. Bölüm: Havalandınız. Etrafta bir kargaşa, sormayın. Her cins uçak karşınıza çıkıyor, bunları çok rahat avlayabilirsiniz. Ama ii bu arada uçaksavarlar, fanklar ve top kuleleri de cabası. Oyun içinde uçakları vurarak, roket bomba ve silahlar almalısınız. Ekstra silahlar olmadan bombardıman uçaklarını vurmanız imkansız. Bombardıman uçaklarını vurmak için belli bir taktik yok. Zaten bir kaç isabetli atıştan sonra kaçıyorlar. Birinci
| bölümün sonunda demiryolundan bir tren geçiyor. Tabii üstü taş ve uçaksavar ile dolu. Trenin üstündeki bataryaları ancak bombalar yardımı ile yok edebilirsiniz. Bombayı bir önceki ekranda yere çok yakın uçan helikopterden alacaksınız. Treni ise büyük topun namlusundan vurarak yok edebilirsiniz. Zaten bütün bölümlerde bölüm sonu büyük araçlarda vurulması gereken yere gelen bombalar diğerlerine oranla daha fiz bir ses çıkarıyorlar. 2. Bölüm:
TANITIM
Burada düşmanlarımız çoğalmış. Bir de yerden havaya atılan eski tip roketler, havada fersah yaladığınız harflerden bayağı güzel silahlar arıyorsunuz. Özellikle v5 gülleler çok etkili. Bölümün sonunda bizi büyük bir uçak beklemekte. Gülleleri almışsanız işiniz çabuk bitecek. 3. Bölüm: Düşmanlarınız gruplar halinde, toplu saldırıyorlar. İkinci ve birinci bölümün bir labilir. Başımı, Heinkeller çoğunlukta. Sonuçta ise dev bir tank bizi beklemekte. 4. Bölüm: Denize açıldık. Biraz rahatladık sayılır, hava saldırıları özel saldırıları ise hemen hemen bitti. Tabii deniz filolarına ait helikopterler haricinde. Birden ekran boşalıyor ve dev bir muhribin görüntüsü ekrana geliyor. Aman tanrım o ne büyüklük, o ne güç, o ne ihtişam. Fakat bir de bakıyorsunuz ki, hiçbir şey yapmadan, geçip gidiyor. Bir, iki uçak vuruyorsunuz ve ekranda tam gaz geri gelen muhribin kıçı görünüyor. İçinizden eğlence başlıyor diyorsunuz. Geminin bütün büyük toplarını vurun. Sesleri dinleyerek ufak topları bulup vurursanız, geçersiniz.
hiç bir ekstra güç vermiyor. Ne varsa onla idare edeceksiniz. Ters dönen uçaklar ve Heinkel sürüleri başımızın belası, sonuç ise bir dev uçak daha. Ödül ise altıncı bölüm. 6. Bölüm: Ve
Mısır'dayız. Piramitler ve Sfenks, insan buraya savaşmak için gelmemeli ama elden ne gelir. Bu bölümde yer saldırıları ağırlıklı, hele vurulmayan tanklar tam bir felaket. Bu kadar curcunanın sonu bir çöl tankı içinmiş, (Go to Hell). 7. Bölüm: Bezdiren bir tank filosu başımızın belası, bir de hava saldırısı var. İnsanın yeter demesi geliyor, sonuç ise yalnızca namlusunun ucundan vurulan dev bir tank, ölümüne susamış. 8. Bölüm: Dondurucu soğuk altta deniz ne eğlence yine geliyor. Eğlence gemisi, sesleri iyi dinleyin ve sabırlı olun. Sonuç; sonuç ise askerliğin çilesi, yeni bir görev, başlangıç, oyun baştan başlıyor ve devam ediyor. Bende 147.000 net puanla bakakalıyorum. BARIŞ YALÇINKAYA