Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 61
Bu bölümde sizlere başkasının yardımı olmadan, kolay bir yöntemle satranç öğretmeyi amaçladık. Satrancın alfabesinden başlayarak her sayımızda daha ileri seviyeye geleceğiz. Burada anlatılanları daha iyi anlamak için yanınızda bir satranç takımı bulundurmanızı tavsiye ederim. Satranç beyaz ve siyah renkli 64 kareden oluşan satranç tahtası üzerinde hareket kabiliyetleri değişik 16 taşa sahip iki oyuncu tarafından oynanır. Öncelikle satranç tahtasının nasıl durması gerektiğini öğrenelim. Burada dikkat edilecek konu beyaz köşelerin her iki oyuncunun sağında olmasıdır. Oyunların yazılması ve okunması esnasında bilinmesi gereken teknik bir konudur. Satranç tahtasının sol alt köşesinden başlayarak sekiz dikey a,b,c,d,e,f,g,h harfleri ile sekiz yatay da 1,2,3,4,5,6,7,8 rakamları ile belirtilmiştir. Buna göre satranç tahtasındaki 64 kare, örneğin a1,c3,e5,h8,g6 isimler alır. Taşların yerleri: Her oyuncunun hareket kabiliyeti değişik 16 taşı vardır. Bunlar aşağıdaki şekilde görüldüğü gibi dizilir. Bu taşların isimleri ve sayıları şöyledir. Bir şah (Ş), bir vezir (V), 2 kale (K), 2 fil (F), 2 at (A) ve 8 adet er. Yazılımları da şöyledir: Beyazlar: Ş e1, V d1, K a1, K h1, F c1, F f1, A b1, A g1, Erler bulundukları kare ismiyle yazmak daha kolay olur. Siyahlar: Ş e8, V d8, K a8, K h8, F c8, F f8, A b8, A g8, Erler. Satranca yeni başlayanlar şah ve vezirin yerini karıştırırlar. Bunu önlemek için şuna dikkat edilir: Beyaz vezir beyaz karede (d1), siyah vezir de siyah karede (d8). Gelecek sayıda buluşmak üzere.
TAR RL a6 6 c6
AU göre
3 c2
823 Bâhı a b d e f g
N BU 09 NN O
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 60
leri ve insana kazandırdıkları itibariyle bilgisayar satranç oyunu arasında büyük benzerlikler mevcut. Bunun içindir ki bilgisayar software'inde satrancın tanıtımlarına geçmeden önce satranç ile ilgili bir bilgi, bir giriş yapmak ihtiyacını duyduk. Bugünkü ilk yazımızda bu girişi ve kısaca satrancın tarihini, gelecek sayılarda da bu dizinin devamı ile birlikte bilgisayarda oyun olarak bulunan satranç oyunlarının açıklamalarını vereceğiz.
Arada sizlerden satranç'a meraklı olanların sordukları sorulara cevaplar verecek, satranç dünyasından haber ve oluşumlardan sizi haberdar edeceğiz. Gelecekte öyle umuyoruz ki bu sebeple aramızda tanımadığımız ama yeni yeni dostlarımız ve dostlarınız olacak...
SATRANÇ'IN TARİHÇESİ
Satranç'ın tarihçesi ile ilgili değişik efsaneler bulunmaktadır. Bunların birkaçı şöyledir: -SATRANÇ Anadolu'da Truva savaşları zamanında askerlerin boş zamanlarda eğlendirilmesi için PALAMEDES isimli bir bilgin tarafından bulunmuştur. Daha sonra önce askerlerde sonra halk arasında gelişmiştir. -SATRANÇ Hindistan kökenli Brahman Sissa tarafından bulunmuş, icattan sonra aynı kişi tarafından Hindistan Kralı'na takdim edilmiş, buna karşılık kendisini ödüllendirmek isteyen Kral'a Brahman Sissa “Bana bu 64 kare'nin her birine bir buğday tanesi verin ama bir sonraki karede bir önceki karede olandan iki kat fazla buğday tanesi olsun ve birinci kare'ye de bir tane buğday verin” demiş. Kral ferman etmiş gereğinin yapılması için. Ama bakılmış görülmüş ki o bir buğday Dünya tahıl üretimini tehdit ediyor. Kral'a haber verilmiş, Kral da Brahman'ın bilgeliğini kabul etmiş...
n Satranç'ın tarihçesini anlatan elimizdeki bilgi oyununda dünya üzerinde 8 ayrı türde satranç, bunların ufak tefek farklılıklar dışında birbirine benzediğini öğreniyoruz. Diğer kaynaklara göre de devrinin ileri memleketlerinde revaç bulan ve önceleri bir zeka oyunu olduğu pek anlaşılmayan Satranç, geçirdiği evrelerden Çaturanga'dan sonra Satranç adını almış ve günümüze kadar gelmiştir. Bugün bilinen tarihteki 8 ayrı satranca rağmen tek tip satranca doğru bir akım bulunmakta ve mevcut bu satranç bilgisi geliştirilmekte ve ilerletilmektedir. Ancak ana gerçek “Dünya üzerinde ilgi duymayan ve şöyle veya böyle satranç oynamayan toplum yok” demek yanlış değildir. Satranç insanın savunma ve hücum öğelerine teke tek karşı koyma ve rakibin yapabilmesi muhtemel saldırılara karşı oyunlar kurarak zafer
TÜRKİYE'DE SATRANÇ 20. Yüzyılın başlarında başta Sovyetler Birliği, Fransa, İtalya, İngiltere, A.B.D.'nin Satranç dünyasında kendi aralarında yarışı sürerken 1924 yılında Uluslararası Satranç Federasyonu “FIDE” kuruldu. Bu gün FIDE'nin 119 üyesinden biri olan Türkiye'de ise 1943 yılında İstanbul Satranç Derneği adı altında kurulan çalışmalar 1954 yılında Satranç Federasyonunun oluşturulmasıyla yeni bir çehre kazanmıştır. 1962 yılında FIDE üyeliğine kabul edilen Türkiye'de halen büyük bir kesim Satranç Türkiye ve dünya şampiyonluklarına esas teşkil edecek turnuvalar yapmaktadır. Ancak son yıllardaki Sovyetlerin Amerikalılar ile kıyasıya savaştığı mücadele ettiği bu düzen içinde ne yazık ki bir Türk şampiyon bulunmamaktadır. Gelecekte Türk şampiyonlarının da göğsümüzü kabartacak sonuçlara imza atmasını diliyoruz.
Bu sütunlarımızda Satranç'ı hiç bilmeyen kişiyi ama bilgisayar sahibi kişiyi esas alarak eğitim ve öğretim vermeye çalışacağız. Onun için ilk dersler size biraz basit gelirse alınmayın. Bilin ki sizin bildiklerinizi bilmeyen kişiler vardır ve alfabe A.B.C.'den öğrenilir.