BİLGİSAYAR OYUNLARI
deki büyük başarıların yanısıra (Özellikle Commodore 64) Türkiye'deki ev bilgisayarları biraz da pahalı birer oyuncak gibi görünmekteler.. Çocuk ilişkisini inceleyen psikologlar bilgisayar gibi soğuk bir aletin çocuğa oyunla sevdirileceğini” söylemekteler. Konu bu olunca ister istemez bilgisayar oyunu cihazın bir parçası oluveriyor. İşte bu oyunlar Türkiye'ye nasıl geliyor. Onu inceleyelim. NASIL GELİYOR Oyunların Türkiye'ye geliş yolları çeşitli.. Ancak onları seyahat dönüşü gelenlerin yanısıra şu ana başlıklarda toplamak mümkün.. POSTA: Türkiye'deki bilgisayar sahibi çocuk Avrupa'daki falanca dergideki bir reklamdan gördüğü bir oyunu o firmadan posta marifetiyle istiyor. Firma da bu oyunu kaset veya disket olarak alıcı kişiye posta yoluyla ödemeli olarak gönderiyor. Alıcı kişi Türkiye'de bu gönderiyi almak için postaneye gittiğinde ücretini, gümrüğünü ve oyun bedelini ödeyerek söz konusu oyuna sahip oluyor. Tabii böyle bir oyunun maliyeti standartlarımıza göre pahalı.. Bu defa çocuk aynı işi aynı yolla yapan bir başka arkadaşını buluyor ve onunla takas gerçekleştiriyor. Kendi oyununu adaşına, arkadaşının oyununu da kendisine çekiyor. Hatta bu çocukların çoğu sahip oldukları oyunu falanca bilgisayarcıya giderek takas etmek suretiyle de bu alışverişi gerçekleştirebiliyorlar. DERGİ: Avrupa'da ev bilgisayarları için yayınlanmakta olan ve tirajları 100.000'lerle ifade edilen dergiler mevcut.. Bu dergiler hemen hemen her ay, o ay çıkan bir hit oyunun ya demosunu (tanıtım parçası) ya da oyunun tamamını dergi abonesine hediye ediyorlar. Dergiye sahip olan kısa yoldan oyuna da sahip oluyor. Oyuna sahip olunduktan sonra posta yoluyla oyuna sahip olunduktan sonraki işlev yeniden yaşanıyor. MODEM: Bu son yıllarda gündeme gelen bir transfer şeklidir. Modem bilgisayarda telefon hattı kullanılarak bazı bilgi ve dataların transferini mümkün kılan cihazdır. Telefon aracılığıyla bağlandığı Avrupa'daki firma veya arkadaşından söz konusu edilen oyunu transfer etmekte ve Türkiye'de kopyalamaktadır. Türkiye'de bunu yapanların sayısı her ne kadar az ise bile transfer şekli olarak oldukça dikkat çekici ve kısa yoldur.
Transfer yolu ne olursa olsun oyuna Türkiye'de sahip olunduktan sonra yaşanan trafik hep aynı.. Çocuk ya oyunu gidip bir arkadaşı ile takas ediyor, ya da alışveriş ettiği bilgisayarcısından alıyor. Bu suretle çok taleple karşılaşan bilgisayarcılarda da zamanla büyük bir arşiv oluşuyor. Bilgisayarcı da zamanla bu sahip olduğu arşivi kendisinden talep vaki olduğunda başkasına kopyalayıp satabiliyor.
NE KADAR OYUN VAR? Yaptığımız tespitlerde Türkiye'ye çeşitli yollarla girmiş 3500 iş, eğitim, 2000 adet oyun programının girmiş olduğunu tespit ettik. Tespit edemediğimiz rakam mutlaka vardır. Ancak dikkat çeken husus iş, eğitim ve utility programlarının oyun programlarından çok olduğudur. Bu demektir ki bir parça oyun ise bile bilgisayar ülkemizde amaca uygun olarak hükümet politikası çerçevesinde eğitimde kullanılmaktadır. YASAL BOŞLUKLAR 1988 yılının başlarında İstanbul'da kurulu bir firma Türkiye'ye çeşitli yollardan giren bu oyun programlarının Türkiye sınırları içinde telif haklarını satın aldığını bir gazete ilanı ile tebliğ yerine geçmek kaydıyla ilan etmiş, bilgisayarcılar olaya bir yasal hüviyet kazandırılacağını ümit ederek olaydan memnun olmuşlar ve söz konusu firma ile temaslara başlamışlar. Ancak daha sonra bilgisayar oyun programlarının söz konusu edilen “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” çerçevesinde olmadığı Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan resmi yazı ile bilgisayarcılara bildirilince her şey yeniden karmaşaya bürünmüş.. Birçok bilgisayarcı olayın böyle olduğunu ve yasal tedbirlerin alınması gerektiğini düşünerek üretici kodu bile almak için Bakanlığa müracaat etmişken olay yeniden başladığı yere geri dönmüş.. Bugün açık seçik bilgisayar oyun programlarının nasıl ticaretinin yapılacağının, telifinin ve gümrük mevzuatının ne olduğu kesin hatlarıyla belli değil. Bu konuda telif hakkı getirdiğini iddia eden firmalar Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki “Compact Disk” ifadesinden buraya atıf yapmaya çalışıyorlarsa da bunu yapmak da bu mer'i kanunla mümkün değildir. Çünkü bu compact disk değildir. Ancak taraflar kendi imtiyazları doğrultusunda her yolu deneyerek ticari hayatlarını idame ettirmeye çalışmaktalar. SONUÇ: Türkiye'de tespitlerimize göre 250.000 civarında ev bilgisayarı olduğunu sanıyoruz. 250.000 cihazın etrafında yardımcı malzeme, kaset, disket pazarlayanlar, tamir yapanlar, garanti servisleri gibi uzantıları düşününce ev bilgisayarları dünyası bugün artık 5 milyonluk bir ailedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin onda biri insanı yakından ilgilendiren böyle bir konuda karmaşıklıklara imkan vermemek, yasal düzenlemeler (ne olacaksa) yapmak, kurulmuş mevcut işletmelerin yasal düzenlemeye uymalarını sağlamak için gerekli tedbirleri almak sosyal devletin ayrılmaz parçasıdır kanaatindeyiz.
OKURLARIMIZIN DİKKATİNE
Hiç sevmediğiniz bir kişiye kin duyuyorsunuz ve intikam almak istiyorsunuz fakat bunu gerçekleştiremiyorsunuz ama bu istediğiniz bilgisayarda By Fair Means or Foul'le gerçekleşiyor. Oyunumuzun başında size iki şık veriliyor. Bunlar practice ve fire direk oyuna geçme. Oyuna başlamadan önce practice'i seçin ve biraz alıştırma yapın. Solda aşağı yumruk için “panel” (yaylı el geliştirmek için yumruk atılan yer) oyun başladığında Gus adlı genç bir boksörü yönetip onu şampiyonluktan şampiyonluğa koşturuyorsunuz. Oyunda genç şampiyonluktan dünya şampiyonluğuna kadar oynuyorsunuz. Hareketler ise joystick aşağı + fire karına yumruk atma, joystick yana + fire surata yumruk atma, diğer taraflar kaçma, gard alma gibi durumlardır. Bunların yanında tekme de var fakat bu faulü simgeler. Oyunun alt kısmında: sol tarafta sizin enerjiniz, yanında zaman, diğer tarafta rakibinizin enerjisi bulunuyor. Oyunda galibiyet kimin gücünün zaman süresince daha fazla olduğuna bakıyor “enerjinin yeşili ne kadar çoksa gücünüz o kadar çoktur” ayrıca zaman bitmeden adamınızı düşürürseniz hakem dokuza kadar sayar ve rakibiniz nakavt olur. Her şampiyonluğun raund sayısı 6 ve 5 arasında değişiyor. Her kazandığınızda alkış kopuyor ve bir şampiyonluğu kapıyorsunuz. Arkada (The new champion) yeni şampiyon oluyorsunuz. Adamları dövmekte zorluk çekerseniz benden size bir tavsiye adamlarınızın yerini iyi ayarlayıp joystick'in fire tuşuna basın ve joystick'i ileri geri hareket ettirin böylece rakibinize aralıksız yumruklar atıp onu rahat yenebilirsiniz. Oyunun grafikleri pek güzel olmasa da fena değil, oyun esnasında müzik yok, oyun sırasında rakibinizi yere düşürdüğünüzde hakemin nakavt için dokuza kadar saymasının yapılması iyi düşünülmüş ve konu bakımından Tag-Team-Wrestling'e benzemektedir. Korhan Taman
SCANTRON 888P OPTİK OKUYUCULU
TEST DEĞERLENDİRME
BİLGİSAYARI
Scantron 888 P, optik okuyucusu ile test formlarını okuyup, içindeki yazılımı ile değerlendirerek sonuçları anında test formu üzerine dökebilen optik okuyucusu, bilgisayarı ve yazıcısı ile komple bir sistemden oluşuyor. Önceden programlandığından kullanım için herhangi bir beceri gerektirmeyen bu sistem, saatte 2000 adet test formunu okuyup değerlendirebiliyor. Scantron 888 P'de üç tip form kullanılıyor. Anahtar formu ya da öğrenci test formu, soru analizi formu ve öğrenci listesinden oluşan bu formlardan anahtar formun üzerinde çift yönlü 50'şer adet 5 seçenekli cevap bulunuyor. Öğrenci bu formun üzerine cevapları ve kimliğini yazarken aynı formdan öğretmen de bir adet doğru seçenekleri işaretleyerek doldurup önce anahtar formu sonra öğrenci formları teker teker Scantron 888 P'den geçirmekle işlem tamamlanmış oluyor. Test formları bittiğinde soru analizi formu geçirilirse okutulan test formu adedi, sınıf averajı ve her soruya kaç kişinin yanlış cevap verdiği belirleniyor. Son olarak öğrenci listesi makineye verilirse herbir öğrencinin sınav sonucu yazılabiliyor.
Scantron 888P optik okuyuculu bilgisayar.