Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 45
Eminim çoğunuz bu oyunu oynamış veya duymuşsunuzdur. Oyun diğer oyunlardan çok farklı. Ve belki de oldukça ilginç bir oyun çeşidi. Oyunda siyah ve beyaz olmak üzere iki ajan var. İkisinin de burnu işlere rahat sokabilmek için bir hayli uzun. Ajanlarımızın amacı bulundukları binadan bazı parçaları alıp hepsini bir çantaya doldurup tüymek. Fakat iş o kadar kolay değil. İlk önce şunu söyleyeyim ki bu iki ajan birbirine rakip. Bu işleri zorlaştırdığı gibi ayrı bir espri katmış. Ajanlar oyuna aynı odada başlıyor. İlk olarak birbirinizi sopalarınızla temizlemeye çalışın.
Az ajan sağdan saldıracak. İlk temizlenen ajan cennetine rakibinin pis sırıtışları altında uçuyor. Bundan sonra hemen odaları aramaya başlıyorsunuz. Odalarda bulacağınız dolapları, masaları kısacası her şeyi arayacaksınız. Diğer rakibinizin elleri de armut toplamıyor. O da odaları canla başla arıyor. Amacınız dediğimiz gibi eşyaları tek bir dolapta veya bir portrenin arkasında saklandıktan sonra bulacağınız gri çantanın içine doldurup havalanma gidip tüymek. Tabii diğer arkadaşınızı ofsaytta bırakarak. Oyunda arkadaşınıza pis espriler hazırlamak için ateşe biraz basarsanız ekranın sağındaki tabloda çıkacak sarı ok size bu seçimde yardımcı olacaktır. Burada arkadaşınız bomba, yay ve ok kutusudur. Haritadaki noktalar size orada eşya olduğunu belirtir. Oyunun grafikleri fena değil. Müziği de oyuna tam uymuş. Kısacası oyun eski olmasına rağmen yine de hayli zevkli.
MERT GÖKKAYA
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 44
İlk bölümde RAMBO komutanının ısrarı ile teslim olmuş ve hapise girmiştir. Bir süre sonra komutanı onu hapiste ziyaret ederken Vietnam'a dönüp orada bulunan Amerikan tutsaklarını kurtarırsa hapisten çıkabileceğini söylemiştir. Oyunu da filminin aynısı. Oyuna Vietnam'da başlıyorsunuz. İlk önce karşınıza makinalı tüfek çıkıyor. Oyuna iki değişik özellikte roketlerle başlıyorsunuz. Bundan başka bir de bıçağınız bulunmakta... Kamptaki ilk esiri kurtarıncaya kadar bıçakla ilerleyin. Kampa gelince güzel bir müzik çalacaktır. Kampa iki giriş var. Fakat biz kampın solundan ilerleyerek içine gireceğiz. Burada ilk tutsağı kurtaracağız. Bunu onun üzerine (bıçakla) ilerleyerek kurtarabilirsiniz kurtardıktan sonra “space” tuşuyla pembemsi silahın üzerine getirin ve yukarı ilerleyin. Karşınıza çıkacak palmiye ağaçlarını da bu silahla yok edebilirsiniz. Ağaçları geçince sol taraflarda helikopteri bulacaksınız. Helikopterin üzerine gidip değince bir yazı çıkacaktır. Ve şimdide öteki tutsakları kurtaracak. Helikopterle sakın sağa, sola, yukarı gitmeyin, dümdüz kampa geri dönün. Helikoptere binince silahınıza bir yenisi daha eklenecek, bu da bazuka olacaktır. Kampa gelince aşağıda uzun “H” harfine benzer bir yer göreceksiniz. Oraya inin ve bıçakla sola doğru ilerleyin kampta tel örgülü bir yer var buraya gelirken kutu şeklinde el bombalarını da bulabilirsiniz. Tel örgünün kapısına bıçakla değerseniz kapı açılacak gene güzel bir müzik çalacaktır. Bu sırada siz hareket edebiliyorsunuz tutsaklar dışarı çıkıp helikoptere gidiyorlar. Hareket edince hemen helikoptere gidin bu sefer ki yazıda ise oyunun en zor yeri olan Rus helikopterini vurmanız gerektiğini yazacaktır. Rus helikopteri sizi saldırınca ondan kaçın ve mümkün olursa onu vurmaya bakın bir kaç vuruş sonra kaçacaktır. Hemen sevinmeyin yine çıkacaktır. Helikopteri durmadan yukarı yönde hareket ettirin. Üç defa Rus helikopterinin hışmından kurtulursunuz. Üzerinde (H) harfi yazan bir alana geleceksiniz helikopteri buraya indirince oyunu bitiriyorsunuz ve tebrik ekranı çıkıyor. Düğmesine basarken sağ alt çapraz düğme tuzak kurmaya yarıyor oyun o zamana göre güzel grafikli ve müzikleri güzel yapılmış fakat oyunun en kötü yanı tek canlı olmanıza o tek canınızın enerjisinin çabuk bitmesidir.